İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 213 / 231
213

Halîl İbrahim’in Manzûmesidir

HALÎL İBRAHİM’İN MANZÛMESİDİR

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

Zerremizi fart-ı şefkatinle şems-i envârına düşürdün,

Cehlimizle enâniyetimizi diyar-ı irfanına düşürdün.

Mâden-i nühâsımızı pota-i Furkàna düşürdün,

Hayfâ ki, o potada zünnâr-ı inkârımızı düşürdün.

Saray-ı Kâbe-i ulyâya erip tûl-ü emelimizi düşürdün,

Makam-ı nur-u tevhide varıp hâb-ı hayâlimizi düşürdün.

Haremgâh-ı İlâhîde süveydâ hücresine yükümüzü düşürdün,

Hey'et-i sûretinin derûnundaki mânâya gönlümüzü düşürdün.

Tâ ezel sabahında vahdet nağmesini işittin,

Leylâ-yı zaman Kays ile bir demde görüştün,

Dost ikliminin lâlesinin bağlarına eriştin,

Vahdet-i sâki midâdını سَقٰيهُمْ kevserine düşürdün.

Olmasaydın ey Risale-i Nur bize sen armağan;

Câh-ı mâsivâ, nefs-i tâğutla bel'ederdi bizi hemân.

Dalâletten geçemez, küfür benliğinde kalırdık üryan,

Hamden Lillâh katremizi bahr-i envârına düşürdün.

Sendeki esrâr-ı Hak سَوْفَ تَرٰينِى yi söylesem,

Gül vechindeki Lâhut benini şerh ve beyân eylesem.

Nur-u Hudâ, mü'mine hedâ, dalâlete seyf-i hemtâ mı desem;

Zülfikàr ve Asâ-yı Mûsa ile münkirleri girdaba düşürdün.

Âşinâ-yı bezm-i Haktır Risale-i Nur talebeleri;

Nur-u Yezdân, Feyz-i Kur'ândır cümlesinin rehberi.

Bu âciz nâtuvân onların bir hakîr kemteri,

Halîl İbrahim’e “hâk-i der-i âl-i abâ” tam düşürdün.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Duânıza çok muhtaç günahkâr kardeşiniz

Hâk-i der-i Âl-i Abâ

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.