İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 141 / 231
141

saatler aynı vazifeyi görmeğe başladılar. Cenâb-ı Hak, rahmetiyle, bu hastalık vesilesiyle, bir şahs-ı manevî ve kuvvetli bir medâr olacak bu tedbiri ihsân eyledi, cüz'iyetten külliyete çıkardı.

Hem bu hastalık letâifindendir ki, Üstadımızın hiç sesi çıkmıyordu, konuşamıyordu, hiç beklenilmeden birden iftar vaktinde bir doktor geldi, elini tuttu, Üstadımız dedi ki: “Ben hastalığımı muayene ettirmem, ben hekimlere muhtaç değilim, hekim Cenâb-ı Hak’tır.” Birden canlandı, sesi çıkmağa başladı. Güyâ kendisi bir doktor şeklini aldı, doktor ise bir hasta hükmüne geçti. Doktora ehemmiyetli bir mektûbu okudu, doktorun derdine devâ olacak bir ilâç oldu. Sonra top atıldı. Doktora dedi: “Burada iftar et!” Doktor dedi: “Bugün kusur etmişim, oruç tutamadım” demesiyle çok hayret ettiğimiz Üstadımızın vaziyeti, orucu bozmuş bir doktorun tıb noktasında hâkimâne vaziyetini kabûl etmedi ki, o vaziyet ona verildi.

Evet, Risale-i Nurun şahs-ı manevîsinden gelen şifâ duâsı, öyle yüz bin doktora mukâbil gelir, diye biz de tasdik ettik. Hem bu hastalığın, Leyle-i Kadir’de Risaletü'n-Nur talebeleri –hususan masûmlar– ettikleri şifâ duâları öyle bir derecede hàrika bir sûrette te'sirini gösterdi ki, Üstadımıza sıhhat hâlinden daha ileri bir sûrette bir vaziyet verildi. Leyle-i Kadr’e lâyık bir tarzda çalışmağa başladı. Risale-i Nur şâkirdlerinden gelen bu duâ-i şifâ, hàrika bir mu'cize gibi bir kerâmet olduğunu biz gözümüzle gördük.

Risale-i Nur Şâkirdlerinden

Emin, Feyzi ∗∗∗

► (02) ◄ Sabri’nin Mektûbunun Bir Parçasıdır

Bizden bir ay uzakta bulunan Risaletü'n-Nur şâkirdleri, Üstadımızın hastalığının aynı zamanında hastalığının vaziyetini rüyada aynen gördükleri gibi, Sabri ve Hâfız Ali’nin tâifeleri de aynı vakitte burada, yani Kastamonu’da olduğu gibi hasta olan Üstadımızın hesabına daha mühim bir tarzda çalışmışlar. Şöyle ki:

(Sabri’nin Mektûbunun Bir Parçasıdır)

Üstadım, Efendim!

Rahatsızlığınız ânında oradaki menba'-ı Nurun mücâhidleri, bir saat mesâî-i maneviyelerini Hàdim-i Kur'ân hesabına yaptıkları gibi, bu havâlide de bu seneye mahsûs îfâ edilen mesâî-i diniye, tahdîs-i ni'met zımnında zikre vesile oldu. Fakire bu sene Leyle-i Kadir’den bir gün evvel ihtar edildi ki: “Bu sene Leyle-i Kadri iki gece yap.” Bendeleri de cemâate şöyle söyledim ki: “Üstadım (Sellemehullâh veâfâhu) bazı bu gibi mübârek geceleri bazı maksadlara binâen o leyle-i mübârekeyi ihyâ

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.