İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 52 / 231
52

Küçük Hüsrev Feyzi’nin Bir İstihrâcıdır

KÜÇÜK HÜSREV FEYZİ’NIN BİR İSTİHRÂCIDIR

Otuzüçüncü âyetten Hâfız Ali’nin istihrâcının bir zeyli ve lâhikasıdır

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Sûre-i Zümer’de: ﴾ اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِْلاِسْلاَمِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّهِ ﴿ âyet-i azîmenin mânâ-yı sarîhinden başka bir mânâ-yı işârî tabakasının külliyetinde dâhil bir ferdi Risale-i Nur ve tercümânı olduğuna kuvvetli bir delil buldum.

﴾ اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِْلاِسْلاَمِ فَهُوَ ﴿ cümlesi, hesab-ı cifrî ve ebcedî ve riyâzî ile, bin üçyüz yirmidokuz veya sekiz eder. Demek مَنْ külliyetinde ve ﴾ فَهُوَ ﴿ işâretinde dâhil ve medâr-ı nazar bir ferdi, inşirah-ı sadr nuruyla başka bir hâlete girip eski sıkıntıdan kurtulup nurânî bir mesleğe giren bir şahıs, eski ve yeni harb-i umumînin gelmeye hazırlanmaları olan o dehşetli tarihe ve o ferdin vaziyetine remzen bakar.

﴾ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّهِ ﴿ deki ﴾ نُورٍ مِنْ رَبِّهِ ﴿ kelimesi, Risale-i Nur ismine ve mânâsına hem cifri, hem sûreti, hem mânâsı tevâfuk ettiği gibi, ﴾ اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِْلاِسْلاَمِ فَهُوَ ﴿ cümlesinin de makam-ı cifrîsi gösterdiği tarihte Risale-i Nur tercümânı olan Üstadımın (Hâşiye) [^3] tahkîkatımla aynen vaziyetine tevâfuk ediyor. Çünkü, o zamanda harb-i umumînin mebde’lerinde Üstadım, eski âdetini ve sâir ulûm-u felsefeyi ve ulûm-u âliye آلِيَه ve àliye’yi عَالِيَه bırakıp tam bir inşirah-ı sadırla Risale-i Nurun fâtihası ve birinci mertebesi olan “İşârâtü'l-İ'câz Tefsiri”ne başlıyor. Bütün himmetini, efkârını, Kur'âna sarfetmeğe başladığına tevâfuku kavî bir emâredir ki bu asırda o küllî mânâ-yı işârîde medâr-ı nazar bir ferdi, Risale-i Nurun tercümânı ve şâkirdlerinin şahs-ı manevîsini temsîl eden mümessilidir.

[^3]:(Hâşiye) Bu şerh-i sadrla münasebetdar bir tevafuktur. Üstadımdan anladım; yirmibeş senedir daima ve en mühim duası اَللّٰهُمَّ اشْرَحْ صَدْر۪ى لِـْلا۪يمَانِ وَ اْلاِسْلاَمِ münacatı olmuş.

Evet, mâdem Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân, her asırda her ferde hitâb eder

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.