yazılması ve Husrev’in Mi'râc Risalesi ve intişarı dahi bir vesile-i rahmet olduğunu talebelerine bir kanâat verdi. İki-üç tevâfuk daha var. Bize kat'î kanâat veriyor ki; tesâdüf içinde yoktur. Doğrudan doğruya bu muannid zamanda Şeâir-i İslâmiyenin ehemmiyetlerini göstermeğe bir işârettir. Umum kardeşlerime selâm ve Mi'râclarını tebrik ederim.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî
Evet, Üstadımızı tasdik ediyoruz.
Mehmed, Mehmed, Osman, İbrahim, Ceylan, Hayri vs... ∗∗∗
► (15) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Bir Suâl: “Tevâfukla bu kerâmet nasıl kat'î sâbit oluyor?” diye kardeşlerimizden birisinin suâline küçük bir cevaptır.
Elcevab: Bir şeyde tevâfuk olsa, küçük bir emâre olur ki; onda bir kasıd var, rastgele bir tesâdüf değil. Ve bilhassa bir tevâfuk birkaç cihette olsa, o emâre tam kuvvetleşir ve bilhassa yüz ihtimal içinde iki şeye mahsûs ve o iki şey birbiriyle tam münâsebetdâr olsa, o tevâfuktan gelen işâret sarîh bir delâlet hükmüne geçer ki, bir kasd ve irâde ile ve bir maksad için o tevâfuk olmuş, tesâdüfün ihtimali yok.
İşte, bu mes'ele-i mi'râciye de aynen böyle oldu. Doksan dokuz gün içinde yalnız Leyle-i Regâib ve Leyle-i Mi'râca yağmur ve rahmetin tevâfuku..
Ve o iki gece ve güne mahsûs olması, daha evvel ve daha sonra olmaması ve ihtiyac-ı şedîdin tam vaktine muvâfakati..
Ve “Mi'râciye Risalesi”nin burada çoklar tarafından şevk ile kırâat ve kitabet ve neşrine rastgelmesi..
Ve o iki mübârek gecenin birbiriyle birkaç cihette tevâfuk etmesi..
Ve mevsimi olmadığı hâlde acîb gürültülerle, sönmeyecek maddî-manevî zemin gürültüleriyle feryâdlarına tehdidkârâne ve tesellîdârâne tevâfuk etmesi..
