► (14) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Leyle-i Mi'râcın, aynı Leyle-i Regâib gibi hiç inkâr edilmez bir tarzda, bir nev'i mu'cize-i Ahmediye gibi bir kerâmetini ve kâinâtça hürmetini gözümüzle gördük. Şöyle ki:
Nasıl evvelce yazdığımız gibi iki ay kuraklık içinde burada hiç yağmur gelmediği, güyâ Leyle-i Regâibi bekliyor gibi o mübârek gecenin gelmesiyle emsâlsiz bir gürültü ile kudsiyetini burada gösterdiği gibi; aynen öyle de: O geceden beri buraya bir katre yağmur düşmediği hâlde, yirmi günden sonra aynen mi'râc gecesi birdenbire öyle bir rahmet yağdı ki, dinsizlerde şübhe bırakmadı ki; Sâhibü'l-mi'râc, Rahmeten li'l-âlemîn olduğu gibi, onun mi'râc gecesi de bir vesile-i rahmettir. Hem ehl-i îmânın îmânlarını kuvvetlendirdiği gibi, me'yûsiyetlerini de bir derece izâle etti.
Hâl-i âlemi bilmiyorum, fakat hissediyorum ki: Ehl-i îmân hem haricî birkaç tarafta tazyîkat, hem dâhilî endişeler ve kuraklıktan gelen derd-i maîşet ve nokta-i istinâdı dünyaca bulamamaktan, ehemmiyetli bir me'yûsiyetin te'siriyle, hattâ ibâdete karşı bir fütûr gelmişti. Birden mi'râc gecesi, burada kerâmetiyle Leyle-i Regâibin kerâmetini takviye ederek ehl-i îmâna bildirdi ki: “Siz sâhibsiz değilsiniz. Kâinât kabzasında bulunan bir zâtın, âleme rahmet gönderdiği bir istinâdgâhınız vardır.” diye me'yûsiyet ve endişelerini kısmen izâle eyledi.
Hem Risale-i Nurun bir silsile-i kerâmetini teşkil eden tevâfuk, bu hâdisede hiç tesâdüfe havâle edilmez bir tarzda üç-dört tevâfukla, Leyle-i Mi'râc ve Leyle-i Regâib hürmetlerinde Risale-i Nurun da bir hissesi var olduğunu gördük.
Birinci Tevâfuk: İbtidâ ve intiha-i terakkiyât-ı hayat-ı Ahmediye’nin ünvânları olan Leyle-i Regâib ve Leyle-i Mi'râc bu kuraklık zamanında kesretli rahmette tevâfuklarıdır.
İkinci Tevâfuk: Bugünlerde Husrev’in tevâfuklu yazdığı “Mi'râc Risalesi”ni burada Risale-i Nur talebeleri şevke gelip aynen tevâfukunu, hattâ yedi “fakat, fakat, fakat” kelimelerinin parlak tevâfukunu gösteren nüshaları yazdılar, bitirdiler. Ben de tashih ediyordum, başkaları da okuyordular. Birden mi'râc gecesi kesretli rahmeti ile gelmesi, Risale-i Nurun
