İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 74 / 231
74

adedine tam tamına tevâfukla münâsebet-i maneviyeye binâen remzen ona bakar. Ve bu remzi latîfleştiren ve kuvvet veren münâsebetlerin birisi şudur ki, Risaletü'n-Nurun eczâları “Sözler” nâmıyla iştihâr etmişler. Sözler ise Arapça “Kelimât” dır ve o kelimât ile Kur'ânın hakàikını o derece mahz-ı hak ve ayn-ı hakikat olduğunu isbât etmiş ki, bu zamanın dinsiz feylesoflarını tam susturuyor.

Sekizinci Âyet

SEKİZİNCİ ÂYET:

﴾ قُلْ اِنَّنِى هَدٰينِى رَبِّى اِلَى صِرَاطٍٍ مُسْتَقِيمٍ ﴿ dir. Şu âyet-i meşhûre küllî mânâsının bu asırda muvâfık ve münâsib bir ferdi Risaletü'n-Nur olduğu gibi, cifirle ﴾ صِرَاطٍٍ مُسْتَقِيمٍ ﴿ kelimesi, ﴾ صِرَاطٍٍ ﴿ deki tenvin, nun sayılmak cihetiyle Risaletü'n-Nur adedi olan dokuzyüz doksansekize yine iki sırlı (Hâşiye) [^2] fark ile baktığı gibi, ﴾ هَدٰينِى رَبِّى اِلَى صِرَاطٍٍ مُسْتَقِيمٍ ﴿ cümlesinin makam-ı ebcedîsi ile bin üçyüz onaltı ederek Risale-i Nur müellifinin tedrîsiyle istihzarât-ı Nuriyede bulunduğu en harâretli tarihi olan bin üçyüz onaltı adedine tam tamına tevâfuk eder.

[^2]:(Hâşiye) Yani, mertebesine işâret için iki fark var. Risale-i Nur vahiy değil, ilhâm ve istihrâçtır.

Dokuzuncu Âyet

DOKUZUNCU ÂYET:

Hem El-Bakara Sûresi’nde, hem Lokman Sûresi’nde ﴾ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى ﴿ cümlesidir. Yani: “Allah’a îmân eden hiç kopmayacak bir zincir-i nurâniye yapışır, temessük eder.” Risale-i Nur ise, îmân-ı Billâh’ın Kur'ânî bürhânlarından bu zamanda en nurânîsi ve en kuvvetlisi olduğu tahakkuk ettiğinden, bu ﴾ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى ﴿ külliyetinde hususî dâhil olduğuna te'yiden makam-ı cifrîsi bin üçyüz kırkyedi ederek Risaletü'n-Nur intişarının fevkalâde parlaması tarihine tam tamına tevâfukla bakar ve bu ondördüncü asırda Kur'ânın i'câz-ı manevîsinden neş'et eden bir urvetü'l-vüskà ve zulümâttan nura çıkaracak bir vesile-i nurâniye Risale-i Nur olduğunu remzen bildirir.

Onuncu Âyet

ONUNCU ÂYET:

﴾  يُؤْتِى الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَاءُ ﴿

On Birinci Âyet

ONBİRİNCİ ÂYET:

﴾  وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ ﴿

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.