İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 105 / 231
105

ve çok karînelerden ve emârelerden kat'-ı nazar, yalnız bu iki yerde tam zeyillerin bulunduğu aynı makamda ve zeyl mânâsında olan بَعْدَهَا kelimesini tekrar sûretinde ifâdeyi değiştirerek söylemesi, tam bir karînedir ki; Hazret-i İmâm-ı Ali (R.A.) mânâ-yı hakîkisinden başka, bir mânâ-yı mecâzî ve işârîyi dahi ifâde etmek istiyor.

Sonra yirmidokuzuncu mertebede, heybetli bir tarzda خَمَارُوخٍ يَشْرُوخٍ بِشَرْخٍ تَشَمَّخَتْ der. Yirmibeşte geçen ve sırları bilmek mânâsında olan تَشَمَّخَتْ kelimesini tekrar ile sâbıkan beyân ettiğimiz hàrikalı Yirmidokuzuncu Söz’e kuvvetli bir karîne ile işâret eder.

Sonra otuzikinci mertebede sûrelerin ta'dâdında ehemmiyetle işâret ettiği risale-i câmia olan Otuzikinci Söz'e yine nazar-ı dikkati kuvvetli celbetmek için ذَيْمُوخٍ اَشْمُوخٍ بِهِ الْكَوْنُ عُمِّرَتْ ve bir nüshada بِهِ الْكَوْنُ عُطِّرَتْ yani "İsm-i Adl ve İsm-i Hakem'in tecellîsiyle ve adâlet ve mîzanıyla ve intizam ve hikmetiyle dünya tamir edilir. Tahribden kurtulur." İkinci nüsha ile o iki ismin râyiha-i tayyibesiyle ve çok hoş kokularıyla, dünya güzel kokular alır. Attar dükkânı gibi râyiha-i tayyibe verir.

İşte, İsm-i Adl ve İsm-i Hakem’ in parlak bir âyineleri ve bir tefsirleri hükmünde olan Otuzikinci Söz’e parmak basıyor ve mânâ-yı mecâzî sûretinde ifâde eder.

ذَيْمُوخٍ kelimesinin tekrarıyla Sözler otuzüç iken bir mertebesi mektûblardan ibaret olduğuna ve Otuzikinci Söz, son mertebesi bulunduğuna îmâ eder. Ben Süryânî kelimelerinin mânâlarını tamamıyla bilemediğimden ve İmâm-ı Gazâlî (R.A.) dahi tamamıyla izâh etmediğinden Hazret-i İmâm-ı Ali’nin (R.A.) o kelimeler ile sâir risalelere işârâtını şimdilik bırakıyorum.

Beşinci Remz

BEŞİNCİ REMZ: Mâdem Celcelûtiye vahy ile Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’a nâzil olmuş. Ve Allâmü'l-Guyûb’un ilmiyle ifâde-i mânâ eder.

Hem mâdem Celcelûtiye اَقِدْ كَوْكَبِى ve تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ fıkralarında mânâ-yı mecâzî ile o kasidenin hakikatini isbât eden Risale-i Nura sarîhan ve onun onüç ehemmiyetli risalelerine işâreten haber vermekle beraber فَيَا حَامِلَ الْاِسْمِ الَّذِى جَلَّ قَدْرُهُ de dahi o kasidenin bir esâsı olan اَلْاِسْمُ الْمُعَظَّمُ ile çok iştigâl ve istimdâd eden Risale-i Nur müellifine ve

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.