İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 177 / 231
177

küre-i havâiyenin bir tebriki, bir müjdesidir ve Risale-i Nur dahi manevî bir rahmet, bir yağmur olduğuna kuvvetli bir işârettir.

Ve en latîf bir emâre de şudur ki: Dün, birdenbire bir serçe kuşu pencereye geldi, pencereye vurdu. Biz uçurmak için işâret ettik, gitmedi. Mecbur olduk, dedim: “Pencereyi aç, o ne diyecek?” Girdi, durdu.. tâ bu sabaha kadar; sonra o odayı ona bıraktık, yatak odama geldim. Bu sabah çıktım, kapıyı açtım; yarım dakikada döndüm, baktım “Kuddûs! Kuddûs!” zikrini yapan bir kuş odamda gördüm, gülerek dedim: “Bu misâfir ne için geldi?” Tam bir saat bana baktı, uçmadı, ürkmedi. Ben de okuyordum. Bir saat bana baktı; ekmek bıraktım, yemedi; yine kapıyı açtım, çıktım, yarım dakikada geldim; o misâfir de kayboldu.

Sonra bana hizmet eden çocuk geldi, dedi ki: “Ben bu gece gördüm ki, merhum Hâfız Ali’nin (R.H.) kardeşi yanımıza gelmiş.”

Ben de dedim: “Hâfız Ali ve Husrev gibi bir kardeşimiz buraya gelecek.” Aynı günde iki saat sonra çocuk geldi, dedi: “Hâfız Mustafa geldi.” Hem Risale-i Nurun serbestiyetinin müjdesini, hem mahkemedeki kitaplarını da kısmen getirdi. Hem serçe kuşunun ve benim rüyamın, hem kuddûs kuşunun tâbirini isbât etti ki, tesâdüf olmadığını gösterdi. Acaba emsâlsiz bir tarzda hem serçe kuşu acîb bir sûrette, hem kuddûs kuşu garîb bir sûrette gelip bakması, sonra kaybolması ve masûm çocuğun rüyası tam tamına çıkması, hem Risale-i Nurun Hâfız Ali gibi bir zâtın eliyle buraya gelmesinin aynı zamanına tevâfuku hiç tesâdüf olabilir mi? Hiçbir ihtimali var mı ki bir beşâret-i gaybiye olmasın? (Hâşiye) [^7] Evet, bu mes'ele küçük bir mes'ele değil, kâinât ve hayvanat ile dahi alâkadardır.

[^7]:(Hâşiye) Hem bu kuşların Risale-i Nurla alâkadarlıklarını te'yid eden çok emâreler var. Ezcümle, o kuşların alâkadarlığını gösteren mektûb Milas’a gittiği aynı vakitte garîb bir tarzda kuddûs kuşu o mektûbun meâlini vaziyetiyle te'yid ettiği gibi; aynı mektûb İnebolu’da geceleyin okunurken büyük bir gece kuşu hàrika bir tarzda pencereye gelip, kanadıyla vurup, durup dinlemesi; aynı mektûb Sava’da okunurken bir defa iki çekirge üstüne gelip, durup neticeye kadar durmaları; bir defa da serçe ve bülbül kuşları aynı mektûbun okunmasında pervâne gibi uçup alâkadarlık göstermeleri ve Isparta’da Husrev’in evinde aynı mektûb okunurken, bülbül kuşu hilâf-ı âdet salona gelmesi, alâkadarlığını göstermesi gibi çok emâreler, bu kerâmet-i Nuriyeyi te'yid ediyor.

Evet, Risale-i Nur serbestiyetinden ben Risale-i Nurun bir şâkirdi olmak itibariyle kendi hisseme düşen bu kâr ve neticeyi binler altun lira kadar kazancım var kanâat ediyorum. Başka yüzbinler Risale-i Nur şâkirdleri ve takviye-i îmâna muhtaç ehl-i îmânın istifadeleri buna kıyâs edilsin.

Evet, dinin ve şerîatın ve Kur'ânın yüzden ziyâde tılsımlarını, muammâlarını hall ve keşfeden ve en muannid dinsizleri susturup

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.