Aynı dakikada zâbıta köşkü basmak için yedi-sekiz polis köşkün etrafına girdikleri zamana tevâfuk ediyor.
Medâr-ı İbret Bir Hâdise:
Risale-i Nur nâşirlerinin tazyîki yüzünden âmirlerinin yanında yüz bulmak niyetiyle Risale-i Nur nâşirlerine ilişenlerin aksi maksadıyla tokat yediklerinin yüz hâdiseden bir hâdisesi şudur ki:
Sebebsiz, sırf bazı garazkârların keyfi için Risale-i Nur nâşirlerine bir kulp takıp mahkemelerde süründürmek ve belki mahvetmek için sûreten kendini dost gösterip gayet hâinâne bir riyâkârlıkla dâiremize sokulup, bir takım yalanlarla âmirlerini iğfal edip Risale-i Nur nâşirlerine müdhiş darbe gelmesine vesile olan bir adam, teveccüh ve makam kazanmak değil, bil'akis öyle bir tokat yedi ki, dünyada kaldıkça vicdânı varsa vicdân azâbı çektirecek. Hem o kolay vazifesinden müşkül bir vazifeye tahvîl ettiler ve hem de ona yalancı nazarıyla baktılar. Ve hem nefret-i âmmeyi kazandı. Ve hem taharrî hâdisesinden iki gün sonra bir ihtiyar adamı hânesinden çıkarıp yolda getirirken o ihtiyar zât füc'eten vefât edip hem mes'ûliyet-i maddiyeye ve maneviyeye ma'rûz kalmıştır.
Evet, Risale-i Nura hücum edenler, vaktiyle kefenini boynuna takınmalı ve rezâlete bürünmeli ve manevî Cehenneme dünyada girmeyi göze almalı.
Hem o musîbet hâdisesinden iki gün evvel, Risale-i Nur şâkirdlerinden olmayan ve hiç bizimle zihnen meşgul olmayan biri rüyada görüyor ki: Ιsparta’nın altındaki ovada çok ormanlar bulunuyor. Kuvvetli bir sel geliyor, bu ormanın çok ağaçlarını deviriyor. Birdenbire bir zelzele-i arz oluyor, Risale-i Nur nâşiri, elbisesiyle heybetli bir sûrette yer yarılıp çıkıyor (Hâşiye) [^6] . O da korkusundan uyanıyor. İki gün sonra Risale-i Nuru ta'til ve ma'nen toprağa defnetmek niyetiyle küre-i arzı titretecek derecede bir hatâ ile Risale-i Nurun eczâlarını evrak-ı muzırra nev'inden taharrî edip, toplayıp merkez-i hükûmete, tâ dâhiliye vekâletine gönderir. Hiçbir dâire kanunca mûcib-i muâheze ve mes'ûliyet bir şey Risale-i Nurda bulamadığından, o manevî zelzele içinde öldürdük, defnettik zannettikleri Risale-i Nur, dirilip, yer yarılıp meydâna çıktığı gibi yine o rüya işâret ediyor ki, bir zelzele-i azîme ve bir sel içinde Risale-i Nur bu vatan ve millete bir halâskâr, bir münci sûretinde musîbet-zedelerin imdâdına yetişecek.
[^6]:(Hâşiye) Demek bu geçen seneki zelzele, yani İzmir zelzelesi, Risale-i Nurun diril-mesine ve meydâna çıkmasına bir emâredir ve o rüyayı tâbir ediyor. Evet, o zelzeleden evvel Risale-i Nur def nolunmuş gibi gayet gizli perde altında intişar ediyordu. Zelzele başladıktan sonra eski elbise-i fâhiresiyle meydân-ı zuhûra çıktı.
Risale-i Nur Şâkirdlerinden
(Yıldırım) Süleyman Rüşdü
