İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 192 / 231
192

Ey Nur-u Risaletten gelen bir bürhân-ı Kur'ân!

Ey sırr-ı Furkàndan çıkan hüccet-i îmân!

Sendin bize matlûb, yine sendin bize mev'ûd,

Sâyende bugün herkes olur zinde ve mes'ûd.

Her ân seni bekler ve sayıklardı bu dünya,

Hak kendini gösterdi, bugün bitti o rüya.

Bin üçyüz senedir toprağa dönmüş nice milyar,

Mü'min ve muvahhid seni gözlerdi hep ey yâr!

Her hepsi de senden yana söylerdi kelâmı,

Her hepsi de her ân sana eylerdi selâmı.

Nur çehreni açsan, atarak perdeyi yüzden,

Söyler bana rûhum yine مَا ازْدَدْتُ يَقِينًا

Vallah, ezelden bunu ben eyledim ezber:

Risalei'n-Nurdur vallah o son müceddid-i ekber.

Yüzlerce sened, hem nice yüzlerce işâret,

Eyler bu mukaddes koca da'vâya şehâdet.

En başta gelen şâhid-i adl Hazret-i Kur'ân,

Göstermiş ayânen otuzüç yerde o bürhân.

يَا مُدْرِكًا nin kalbine gömmüş Esedullâh,

Çok sır ki, bilenler oluyor hep sana âgâh.

كُنْ قَادِرِىَّ الْوَقْتِ demiş ol pîr-i muazzam,

Binlerce velî hem yine yapmış buna bin zam.

Mu'cizdir o söz, haktır o öz, görmedi her göz,

Artık bu muammâları gel sen bize bir çöz.

Altıncı Söz’ün aldı bütün fiil ve sıfâtı,

Verdim de arındım ona hem zât ve hayatı.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.