İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 181 / 231
181

muhâfaza etmekte olduğunu görmek ve şükretmek hâletinden gelen bir merak ile bazı bu gibi havadisleri sorardım ve dinlerdim.

İşte bu gazetenin de harb boğuşmalarına ait resimlerine bakıyordum. Nazarıma çarpan, büyük yazı ile yazılmış bir sütunda, Anadolu’nun yirmibir vilâyetini sarsan ve şubatın birinci gününün gecesinde sabaha karşı herkes uykuda iken vukû'a gelen ve pek çok zâyiâta mal olan dehşetli bir zelzeleyi haber veriyordu. Derhâl, şubatın üçünde mahkemede sevgili Üstadımızın hey'et-i hâkimeye: “Zındıkların dünyaları başlarını yesin ve yiyecek!” diye tekrar tekrar söylediği sözleri hatırladım, “Eyvâh!” dedim, “Risale-i Nur ıslah eder, ifsad etmez; i'mâr eder, harâb etmez; mes'ûd eder, perîşan etmez” diye söylerken, “Aksiyle bizi ve Risalei'n-Nuru ittiham etmek, Hàlık’ın hoşuna gitmiyor.” dedim.

İşte, merkezi Gerede, Bolu ve Düzce olan bu kanlı zelzele, Risalei'n-Nurun dördüncü bir kerâmeti idi. Bu gazete şu ma'lûmâtı veriyor; Ankara, Bolu, Zonguldak, Çankırı ve İzmit vilâyetlerinde fazla kayıplar varmış. Gerede’de ikibin ev yıkılmış, yıkılmayan evler de oturulmayacak derecede harâb olmuş, binden fazla ölü varmış, enkàz altından mütemâdiyen ölü çıkartılıyormuş. Düzce’de zarar çökmüş, ölü ve yaralıların mikdarı ma'lûm değilmiş. Ankara’da yüz üç ölü ve bir o kadar da yaralı varmış. Bine yakın ev yıkılmış. Debbağhâne’de iki ev çökmüş, bazı köylerde sarsıntıyı müteâkib yangınlar olmuş. İlk sarsıntı çok kuvvetli olmuş, sarsıntıyı yeraltından gelen birtakım gürültüler takib etmiş. Bolu’dan ve diğer yerlerin köylerinden bir hafta geçtiği hâlde henüz ma'lûmât alınâmıyormuş. Diğer bir yerde ikiyüz ev yıkılmış, onbir ölü varmış. Bolu ile telgraf ve telefon hatları kesilmiş, zelzele mıntıkasında şiddetli bir kar fırtınası hüküm sürüyormuş. İzmit’te zelzele olurken şimşekler çakmış, şehir birkaç sâniye aydınlık içinde kalmış. Birçok yerlerde halk çırılçıplak sokaklara fırlamış. Dünyanın bütün rasathâneleri bu büyük Anadolu zelzelesini kaydetmiş. Bir İngiliz rasathânesi sarsıntının çok harâb edici olduğunu bildirmiştir. Sinop’ta aynı günde çok korkunç bir fırtına olmuş, gök gürültüleri ve şimşeklerle gittikçe şiddetini arttırmıştır.

Daha sonra başka bir gazetede tamamlayıcı ve hayret verici şu ma'lûmâtları gördüm: “Zelzeleden evvel kediler, köpekler, üçer-beşer olarak toplanmışlar, düşünceli, hüzünlü gibi alık alık birbirine bakarak bir müddet beraber oturmuşlar, sonra dağılmışlar. Gerek zelzele olurken ve gerekse olmadan evvel ve olduktan sonra da bu hayvanlardan hiçbiri görünmemiş, kasabalardan uzaklaşarak kırlara gitmişler.” Bir garîbi de şu ki: Bu hayvanlar isyanımızdan mütevellid olarak başımıza gelecek felâketleri lisân-ı hâlleriyle haber verdiklerini yazıyorlar da biz anlamıyoruz diyerek taaccüb ediyorlar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.