İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 133 / 231
133

دَعَانِى بِغَرْبٍ ebced hesabıyla bin üçyüz otuzdokuz eder. O zaman memleketime nisbeten garb sayılan İstanbul’da idim. دَعَانِى بِغَرْبٍ makam-ı ebcedîsi zaman-ı istimdâdıma tevâfuk ediyor. Hesapta اِذَا lafzı dâhil olmaz. Çünkü اِذَا zamanı gösteriyor. دَعَانِى بِغَرْبٍ cümlesi o mübhem zamanı ta'yin ediyor.

Hem ezcümle, “Mecmuatü'l-Ahzâb”ın ikinci cildinin 379’uncu sahifesinde Hazret-i Gavs’ın “Virdü'l-İşâ” nâmındaki münâcâtında şu fıkra var:

فَالْوَاصِلُ [^2] اِلَى سَاحِلِ السَّلاَمَةِ هُوَ السَّعِيدُ الْمُقَرَّبُ [^3] وَذُو الْهَلاَكِ هُوَ الشَّقِىُّ الْمُبَعَّدُ وَالْمُعَذَّبُ

[^2]:(1) فَالْوَاصِلُ kelimesi -müteaddî olmak cihetiyle- Sözleriyle selâmete îsâl edici demektir.

[^3]:(2) اَلْمُقَرَّبُ müşedded râ, bir sayılsa Üstadımızın lakabı olan "En-Nursî" kelimesinin aynıdır. Yalnız atf için و var. Tam tevâfukla mukarrebden murad Nurslu olduğunu gösteriyor. اَلْمُقَرَّبُ de şeddeli râ, iki sayılsa "Bediüzzaman Nursî" "yâ-i muhaffef 'le aynıdır. Yalnız iki fark var. İki hemze-i vasl sayılsa tam tamına tevâfukla اَلْمُقَرَّبُ doğrudan doğruya ona işâret ediyor. Şamlı Tevfik, Süleyman, Ali

İşte Gavs’ın şu fıkrası, ﴾ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ ﴿ âyetinin bir nev'i tefsiridir. Şu küllî âyetin bir kısım efrâdını, altıncı asır ve ondördüncü asırda âyetin külliyetinde dâhil bir kısım efrâd-ı mahsûsayı irâe ettiğine müteaddid emâreler var. Âyetin külliyetinde (Hâşiye) [^4] , tevâfuk sırrıyla ﴾ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ ﴿ kelimesinde bu zamanının en büyük şakìlerinden üçüne cifirce tevâfuk etmesi, o küllî âyette bunlar dahi kasden murad olduklarına emâredir, belki işârettir.

[^4]:(Hâşiye) Âyetin külliyetinde, saâdet noktasında mazhariyetine mâsadak olmak için, milyarlar dereceden yalnız bir derece murad olduğumuzu anlasak, ebede kadar şükret-sek, o ni'metlerin hakkını edâ edemeyiz. Hazret-i Gavs’ın işâretinden anlaşılıyor ki, o muhît âyetin denizinden bir katre kadar hissemiz var. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى

İşte Hazret-i Gavs; bu âyetteki bu emâreden, bu zamana bakmış. Mezkûr fıkrasını küllî âyete bir nev'i hususî tefsir yaparak, kasidesinde

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.