İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 132 / 218
132

herbir günde bir kısmını okumakla taksim edilmiştir. Ve aynı kitapta ve Mecmuatü'l-Ahzâb’ın aynı cildinde İmâm-ı Gazâlî’nin (R.A.) bir hizb-i Kur'ânîsi ve çok ehl-i velâyetin kendi meşreblerine muvâfık bazı sûreleri ve âyetleri bir hizb-i mahsûs-u Kur'ânî yaptıkları meydândadır.

On sene evvel şehîden vefât eden Merhum Hâfız Ali gibi Nurun Kahramanlarından benim hususî virdimi ve Risale-i Nurun üstadları ve menba'ları olan mühim âyetleri cem'etmek istediler. Sonra onlara gönderdim. Onlar da tab' ettirdiler. Çünkü, herkes her vakit bütün Kur'ânı okumağa vakit bulamıyor. Fakat böyle bir hizb-i Kur'ânî eline geçse her vakit istifade edebilir fikriyle, hem sevâbları çok ziyâde olan âyetler ve sûreler, içinde yazılmış. Zâten Kur'ân-ı Hakîmin bir mu'cizesi şudur ki, ehl-i hakikatten ve kemâlâttan herbir meslek sâhibi, meşrebine muvâfık, Kur'ânda bir Kur'ânını, bir hizb-i mahsûsunu, bir üstadını bulur. Güyâ tek bir Kur'ânda binler Kur'ân var.

Bu mu'cizenin sırrı şudur ki, Kur'ân-ı Hakîmin âyetlerinin ve kelâmlarının münâsebetleri yalnız beraber olanlara değil, belki pekçok âyetlere ve kelâmlara ve kelimelere münâsebeti var, bakıyor. İşârâtü'l-İ'câz tefsir-i Nuriyede bu sır bir derece gösterilmiş. Demek başka kelâmlara benzemez. Herbir âyet, binler âyetlere bakar birer yüzü ve gözü var.

Bu vaziyet-i Kur'âniye çok hakàika medârdırlar. Ehl-i tarîkat ve ehl-i hakikatin herbir kısmı kendi mesleğine göre o küllî Kur'ân içinde bir mahsûs hizibleri var.

İşte Risale-i Nurun Hizb-i Kur'ânîsi de o nev'iden birisidir. Bunu böyle neşretmek için evliyâdan olan merhum Hâfız Ali bunun tab'ını acele etmek istedi. Çünkü, tamam Kur'ânın Risale-i Nurun keşfiyâtıyla hattında bir nev'i mu'cize-i tevâfukiye bulunmasından onu tab'edip bastırmak için bu hizb-i Kur'ânîyi bir mukaddimesi, bir müjdecisi olarak bastırdılar.

Evet, şimdiki Husrev’in kalemiyle yazılan ve pek hàrika olan ve tevâfuk cihetinde mu'cizâtlı olan Kur'ânımızın onbeş seneden beri tab'ına çalışıyoruz. Ve fakat ekser Nurcular fakirü'l-hâl olduğundan ve fotoğrafla tab'ı lâzım geldiğinden ve yirmibeş bin banknot masraf lâzım olmasından Hizb-i Kur'ânımız mukaddime olarak daha evvel, bu mu'cizeli Kur'ânımızın bir müjdecisi olarak tab' edildi. İşte bu mu'cizeli Kur'ânımızı, hem Diyânet Riyâseti tedkik etmiş, çok beğenmiş; hem İstanbul’daki fetvâ dâiresindeki tedkik-i mesâhif ulemâsı gayet güzel görmüş. Gayet güzelce tedkik edip musahhah olarak bize iâde etmiş. İnşâallâh yakında bu Kur'ânımız basılarak, bir hediye-i Nuriye olarak Âlem-i İslâma neşredilecektir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.