İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 34 / 231
34

Meselâ: Nasıl ki gayet büyük bir meydân muhârebesinde ve iki tarafın bütün kuvvetleri toplandığı bir sırada iki tabur çarpışıyorlar; düşman tarafı en büyük ordusunun cihâzât-ı muharribesini kendi taburuna imdâd ve kuvve-i maneviyesini fevkalâde takviye için her vâsıtayı istimâl ederek ehl-i îmân taburunun kuvve-i maneviyesini bozmak ve efrâdının tesânüdünü kırmak için her vesileyi kullanır, ehemmiyetli bir istinâdgâhı kendine temâyül ettirerek ihtiyat kuvvetini dağıtır, Müslüman taburunun herbir neferine karşı cem'iyet ve komitecilik rûhuyla mütesânid bir cemâat gönderir; bütün bütün kuvve-i maneviyesini mahvetmeye çalıştığı bir hengâmda Hızır gibi biri çıkar, der:

“Me'yûs olma! Senin öyle sarsılmaz bir nokta-i istinâdın ve öyle mağlûb olmaz muhteşem orduların, tükenmez ihtiyat kuvvetlerin var ki; dünya toplansa karşısına çıkamaz, kâinâtı dağıtamayan onu dağıtamaz. Şimdilik mağlûbiyetin sebebi, bir cemâate ve bir şahs-ı maneviye karşı bir neferi göndermenizdir. Çalış ki, herbir neferin, istinâd noktaları olan dâirelerden ma'nen istifade ettiği kuvvetli kuvve-i maneviye ile bir şahs-ı manevî ve bir cem'iyet hükmüne geçsin!” dedi ve tam kanâat verdi.

Aynen öyle de: Ehl-i îmâna hücum eden ehl-i dalâlet, bu asır cemâat zamanı olduğu cihetle, cem'iyet ve komitecilik mâyesiyle bir şahs-ı manevî ve bir rûh-u habîs olmuş. Müslüman âlemindeki vicdân-ı umumî ve kalb-i küllîyi bozuyor ve avâmın taklidî olan i'tikàdlarını himâye eden İslâmî perde-i ulviyeyi yırtıyor ve hayat-ı îmâniyeyi yaşatan an'ane ile gelen hissiyat-ı mütevâriseyi yandırıyor. Herbir Müslüman tek başıyla bu dehşetli yangından kurtulmağa me'yûsâne çabalarken, Risale-i Nur (Risaletü'n-Nur) Hızır gibi imdâda yetişti. Kâinâtı ihâta eden son ordusunu (Hâşiye) [^1] gösterip ve ondan mukâvemet-sûz maddî ve manevî imdâd getirmek hizmetinde hàrika bir emirber neferi olarak “Âyetü'l-Kübrâ Risalesi”ni İmâm-ı Ali (Radıyallahu Anh) keşfen görmüş, ehemmiyetle göstermiş. Temsîldeki sâir noktaları tatbik ediniz, tâ o sırrın bir hülâsası görünsün.

[^1]:(Hâşiye) Kâinâtı dağıtmayan bir kuvvet, o orduyu bozamaz.!

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.