İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 31 / 231
31

mislidir. Demek ta'yın ciheti galebe etti. Ta'yın te'mini ise mîzan ile olur.” Sonra aynı akşamda sadaka ciheti dahi hükmünü gösterdi. Biz gördük ki: Ekmek on misli, tereyağı tatlısı; o da on misli ve kabak tatlısı çok sevmediği için kabak, patlıcan turşusu on misli, me'mûl hilâfında Risaletü'n-Nurdan İkinci Şuâ’ın bir hafta mütâlaasına mukâbil bir manevî ücret olarak geldi. Gözümüzle gördük. Demek kabak tatlısının tatlılığı, tereyağın un helvasına girdi, kendisi turşuda kaldı.

Risalei'n-Nur şâkirdlerinin, hüsn-ü hizmetine acele bir mükâfât gördükleri gibi, hizmette kusur edenler dahi tokat yediklerini, Ιsparta’da olduğu gibi burada dahi gözümüzle gördük. Pek çok vukûâtından beş-altısını beyân ediyoruz:

Birincisi: Ben, yani Tahsin, bir gün yeni açtığımız dükkân meşgalesiyle bana emrolunan vazife-i Nuriyeyi tenbellik edip yapamadım. Aynı vakitte şefkatli bir tokat yedim. Dükkânda otururken birisi bana geldi, tebdil edilmek için emânet olmak üzere yüz lira verdi. Bu paranın sâhibine Allah için bir hizmet yapmak üzere tebdil için maliye sandığına gittim. Bu parayı sayarken aralarında bir kalb lira bulundu. Bu yüzden ifâdeye, suâl ve cevab ve muâhezeye ma'rûz kaldığım gibi, evimizi de taharrî etmek icâb etti. Beni mahkemeye verdiler. Fakat terbiye ve şefkat tokadı olmak cihetiyle yine Risaletü'n-Nur kerâmetini gösterdi, zararsız kurtulduk.

İkincisi: Üstadımıza ve Risaletü'n-Nura dört-beş sene hizmet eden ve okutturan ve cidden tarafdâr bulunan bir zât, elinde dine ait bir gazete ile geldi. Risale-i Nurun mesleğine muhâlif bir cereyanın sâhiblerine tarafdârâne bir tavır gösterdiği zaman, Üstadımın canı çok sıkıldı. Bir-iki gün sonra şiddetli, fakat şefkatli bir tokat yedi. Bir doktor ona dedi ki: “Eğer ameliyât yaptırmazsan yüzde yüz ölüm var.” O da bilmecbûriye ameliyât yaptırdı. Fakat şefkat ciheti imdâda yetişerek çabuk kurtuldu.

Üçüncüsü: Bir memur, Risaletü'n-Nuru kemâl-i iştiyakla okurdu. Hem Üstad ile görüşmeğe ve tam ders almağa çalışıyordu. Birden bir komiser tarafından ona evhâm verildi. O da görüşmeyi ve okumayı bırakıp başka şehre giderken birden sebebsiz bir tarzda bir ayağı kırıldı, bir ay çekti. Yine şefkat yâr oldu ki, şimdi tekrar okumağa şevk ile başladı.

Dördüncüsü: Ehemmiyetli bir zât, Risaletü'n-Nuru kemâl-i takdir ile okur yazardı. Birden sebatsızlık gösterdi. Şefkatsiz bir tokat yedi. Gayet meftûn olduğu refîkası vefâtla ve iki oğlu da başka yere gitmesiyle acınacak bir hâle girdi.

Beşincisi: Dört senedir Üstad’ın çarşı içinde hizmetine bakan bir zât, birden sadâkatini bırakıp mesleğini değiştirdi. Birden şefkatsiz bir tokat yedi, bir senedir daha çekiyor.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.