İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 89 / 218
89

sarf edildiğinden; tenbelliğe, radyo dinlemekle heveslenmeğe sevk edip, sa'yin şevkini kırıyor. Vazife-i hakîkiyesini bırakıyor.

Hattâ çok menfaatli olan bir kısım hàrika vesâit, sa'y ve amel ve hakîki maslahat-ı ihtiyac-ı beşeriyeye istimâli lâzım gelirken, ben kendim gördüm; ondan bir-ikisi zarûrî ihtiyacâta sarf edilmeğe mukâbil, ondan sekizi keyf, hevesât, tenezzüh, tenbelliğe mecbur ediyor. Bu iki cüz'î misâle binler misâller var.

Elhâsıl: Medeniyet-i garbiye-i hâzıra, semâvî dinleri tam dinlemediği için, beşeri hem fakir edip ihtiyacâtı ziyâdeleştirmiş... İktisad ve kanâat esâsını bozup isrâf ve hırs ve tama'ı ziyâdeleştirmeğe; zulüm ve harama yol açmış. Hem beşeri vesâit-i sefâhete teşvik etmekle o bîçâre muhtaç beşeri tam tenbelliğe atmış. Sa'y ve amelin şevkini kırıyor! Hevesâta, sefâhete sevk edip ömrünü fâidesiz zâyi' ediyor.

Hem o muhtaç ve tenbelleşmiş beşeri, hasta etmiş. Sû-i istimâl ve isrâfât ile yüz nev'i hastalığın sirâyetine, intişarına vesile olmuş.

Hem üç şiddetli ihtiyaç ve meyl-i sefâhet ve ölümü her vakit hâtıra getiren kesretli hastalıklar ve dinsizlik cereyanlarının o medeniyetin içlerine yayılmasıyla intibâha gelip uyanmış beşerin gözü önünde ölümü i'dâm-ı ebedî sûretinde gösterip, her vakit beşeri tehdid ediyor. Bir nev'i Cehennem azâbı veriyor...

İşte bu dehşetli musîbet-i beşeriyeye karşı Kur'ân-ı Hakîmin dörtyüz milyon talebesinin intibâhıyla ve içinde semâvî, kudsî kanun-u esâsîleriyle bin üçyüz sene evvel gösterdiği gibi, yine bu dörtyüz milyonun kendi kudsî esâsî kanunlarıyla beşerin bu üç dehşetli yarasını tedâvi etmesini; ve eğer yakında kıyâmet kopmazsa, beşerin hem saâdet-i hayat-ı dünyeviyesini, hem saâdet-i hayat-ı uhreviyesini kazandıracağını; ve ölümü, i'dâm-ı ebedîden çıkarıp âlem-i nura bir terhis tezkeresi göstermesini ve ondan çıkan medeniyetin mehâsini, seyyiâtına tam galebe edeceğini ve şimdiye kadar olduğu gibi; dinin bir kısmını, medeniyetin bir kısmını kazanmak için rüşvet vermek değil, belki medeniyeti ona, o semâvî kanunlara bir hizmetkâr, bir yardımcı edeceğini Kur'ân-ı Mu'cizi'l-Beyân’ın işârât ve rumûzundan anlaşıldığı gibi, Rahmet-i İlâhiyeden şimdiki uyanmış beşer bekliyor, yalvarıyor, arıyor!..

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.