İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 76 / 218
76

İşârâtü'l-İ'câz’ın hàrikalarından birisi de budur ki: Herbir âyetin sâir âyetlere münâsebâtını ve her âyetteki cümlelerinin birbirine karşı nisbetini ve nizâmını ve her cümledeki hey'etlerin ve harflerin mânâ-yı maksûda karşı nisbetlerini ve teveccühlerini gösterip âyetlerin intizamından ve cümlelerin nizâmından ve her cümlenin hey'etinin nazmından bir lem'a-i i'câz göstermesidir. Âdeta bir saatin sâniyeleri sayan mili ve dakikaları sayan yelkovanı ve saatleri sayan ibresi gibi o nazımdaki nükteleri beyân ve ondaki hakikati bürhânlarla izâh, hattâ bazen bir tek harfte büyük bir hakikati ifâde etmesidir. Ve herbir âyetin hakikatini gayet i'câz ile ve kat'î hüccetlerle isbât ediyor ki; şimdi yüzotuz risalenin çekirdekleri ve hülâsaları hükmündedirler. Ve cümlenin ve cümledeki hey'etlerin ve harflerin nüktelerini ve ifâde ettikleri zımnî hükümlerini bilâ istisna ilm-i belâğatın ince kaideleri ile ve ilm-i nahvin ve sarfın kaideleriyle ve ilm-i mantığın ve usûl-i din ve sâir ilimlerin kanunlarıyla beyân eder. Hattâ hurdebînî bir manevî âletle, görünmeyen incecik münâsebât-ı belâğatı beyân ediyor ve emârelerini gösteriyor. Ve Kur'ânın nazarı küllî olmasından bütün beyân edilen hak mânâlara ve nüktelere, elbette kudsî elfâz-ı Kur'âniye zımnî, remzî işâret ve delâlet eder denilebilir.

Husrev, Sungur, Hayri, Sâdık, Sabri, Sıddık Süleyman ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.