İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 47 / 218
47

Râbian: Nurlar, mektebleri tam nurlandırmağa başladı. Mekteb şâkirdlerini medrese talebelerinden ziyâde Nurlara sâhib ve nâşir ve şâkird eyledi. İnşâallâh medrese ehli yavaş yavaş hakîki malları ve medrese mahsulü olan Nurlara sâhib çıkacaklar. Şimdi de çok müftülerden ve çok ulemâlardan Nurlara karşı çok iştiyak görülüyor ve istiyorlar. Şimdi en mühim tekyeler ehli, ehl-i tarîkattır. Bütün kuvvetleriyle Nur Risalelerini nurlandırmaları ve sâhib çıkmaları lâzım ve elzemdir (Hâşiye) [^1] .. Şimdiye kadar ben yalnız îmân hakikatini düşünüp “Tarîkat zamanı değil, bid'alar mâni oluyor” dedim. Fakat şimdi Sünnet-i Peygamberî dâiresinde bütün oniki büyük tarîkatın hülâsası olan ve tarîklerin en büyük dâiresi bulunan Risale-i Nur dâiresi içine, her tarîkat ehli kendi tarîkatı dâiresi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi.

[^1]: (Hâşiye) İşte mühim bir nümûnesi: Seydişehirli Hacı Abdullâh'ın bütün mensûbları, hem Kastamonu'da, hem Isparta'da, hem Eskişehir'de Risale-i Nur dâiresini kendi tarîkat dâireleri telâkki etmişler ki, onlardan Nurlara rastlayanlar, takdirkârâne sâhib çıkıyorlar. Onlara bin Bârekallâh...

Hem ehl-i tarîkatın en günahkârı dahi çabuk dinsizliğe giremiyor; kalbi mağlûb olamıyor. Onun için onlar tam sarsılmaz, hakîki Nurcu olabilirler. Yalnız mümkün olduğu kadar bid'atlara ve takvâyı kıran büyük günahlara girmemek gerektir.

Hâmisen: Şimdi bu zamanda en büyük tehlike olan zındıka ve dinsizlik ve anarşilik ve maddiyûnluğa karşı yalnız ve yalnız tek bir çare var. O da Kur'ânın hakikatlerine sarılmaktır. Yoksa koca Çin’i, az bir zamanda komünistliğe çeviren musîbet-i beşeriye; siyâsî, maddî kuvvetler ile susmaz. Yalnız onu susturan hakikat-i Kur'âniyedir.

Rehber Risalesindeki Leyle-i Kadir mes'elesi; şimdi hem Amerika, hem Avrupa’da eseri görülüyor. Onun için şimdiki bu hükûmetimizin hakîki kuvveti, hakàik-ı Kur'âniyeye dayanmak ve hizmet etmektir. Bununla ihtiyat kuvveti olan üçyüz elli milyon uhuvvet-i İslâmiye ile İttihâd-ı İslâm dâiresinde kardeşleri kazanır. Eskiden Hıristiyan devletleri bu İttihâd-ı İslâma tarafdâr değildiler. Fakat şimdi komünistlik ve anarşistlik çıktığı için; hem Amerika, hem Avrupa devletleri Kur'âna ve İttihâd-ı İslâma tarafdâr olmağa mecburdurlar.

Sâdisen: Yanıma Nur talebesi bir meb'ûs geldi, dedi ki:

“Ben adliye bakanlığına gittim. Afyon’da Nurların müsâdere kararını söyledim.” Adliye Vekili Özyörük dedi ki:

“Ben Afyon Mahkemesine Nurların tamamen verilmesine emir verdim. Hattâ bendeki Asâ-yı Mûsa’yı da müellifine iâde edeceğim.” diye bana

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.