İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 183 / 218
183

müdhiş cereyana karşı bize (Nurculara) yardımcı hükmünde olabilirler. Hem onların dindar kısmı dâima o iki dehşetli cereyana mesleklerince muârızdırlar. Yalnız dinde hissesi az olan bir kısım garblılaşmak ve garblılara tam benzemek mesleğini takib edenler ise, üçüncü cereyana bir yardım ediyorlar. Mâdem o cereyanın yüzde ancak birisini belki binden birisini Purutlar ve Hıristiyan gibi yapmağa çevirebilirler. Çünkü, İngiliz ikiyüz sene zarfında tahakküm ettiği ikiyüz milyon İslâmdan ikiyüz adamı Purutluğa çevirememiş ve çeviremez.

Hem hiçbir tarihte bir İslâm, Hıristiyan olduğunu ve kanâatle başka bir dini İslâmiyete tercih etmiş olduğu işitilmediğinden, iktidar partisinde bulunan az bir kısım, dinin zararına siyaset nâmıyla üçüncü cereyana yardım etse de; mâdem o Demokrat Partisi, meslek itibariyle öteki iki cereyan-ı azîmenin durmasında ve def'etmesinde mecburî vazifeleri olmasından, bu vatana ve İslâmiyete büyük bir fâidesi dokunabilir. Bu cihetten biz, Demokratları iktidar yerinde muhâfaza etmeye Kur'ân menfaatine kendimizi mecbur biliyoruz. Onlardan hayır beklemek değil; belki dehşetli, baştaki iki cereyana siyasetlerince muârız oldukları için, onların az bir kısmı dine verdikleri zararı, vücûdun parçalanmasına bedel, yalnız bir parmağı kesmek gibi pek cüz'î bir zararla pek küllî bir zarardan kurtulmamıza sebeb oluyorlar bildiğimizden o iktidar partisinin lehinde ehl-i dini yardıma dâvet ediyoruz. Ve dinde lâübâlî kısmını dahi cidden îkaz edip “Aman çabuk Hakikat-i İslâmiyeye yapışınız!” ihtar ediyoruz ki vatan ve millet ve onların hayatı ve saâdeti, hakàik-ı Kur'âniyeye dayanmak ve bütün Âlem-i İslâmı arkasında ihtiyat kuvveti yapmak ve uhuvvet-i İslâmiye ile dörtyüz milyon kardeşi bulmak ve Amerika gibi din lehinde ciddi çalışan muazzam bir devleti kendine hakîki dost yapmak, îmân ve İslâmiyetle olabilir. Biz bütün Nurcular ve Kur'ân hizmetkârları onlara hem haber veriyoruz, hem İslâmiyete hizmette muvaffakıyetlerine duâ ediyoruz. Hem de ricâ ediyoruz ki; bu memleketin bir ehemmiyetli mahsulü ve vatanda ve şimdi Âlem-i İslâmda pek büyük fâidesi ve hizmeti bulunan Risale-i Nuru, müsâderelerden kurtarıp neşrine hizmet etsinler. Bu vatandaki dindarları kendine tarafdâr etsinler. Ve selâmeti bulsunlar.

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.