İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 171 / 218
171

Evet, Üstadımız adâlet-i hakîkiyeyi ifâde eden ﴾ وَ لاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى ﴿ yani: “Birisinin hatâsıyla başkası mes'ûl olamaz” âyet-i Kur'âniyesi ve “Bir masûmun hakkı yüz şerîr için dahi fedâ edilemez” gibi düstur-u Kur'âniye gereğince, yüzde on zâlimler yüzünden doksan masûmlara zarar vermek, hakîki adâlete, evâmir-i Kur'âniyeye tamamen zıttır... diye her tarafta neşretmiş ve kendisine zulüm yapılmasına karşı millet-i İslâmiyenin selâmeti için “Ben, değil dünya hayatımı, belki âhiret hayatımı da fedâ ediyorum” demiş ve demektedir.

Risale-i Nurun hakàik-ı îmâniye dersleriyle ve bütün mahkemelerde berâeti netice veren müdafaalarındaki Kur'ânî hakikatlerle hayat-ı ictimâiyenin uhrevî ve dünyevî saâdetine rehber olan hakàikı ders veren ve dolayısıyla âsâyişin muhâfazasına ve emniyet-i umumiyenin te'minine en büyük bir vesile Üstadımız olduğu, hayat-ı ictimâiyenin saâdetiyle alâkadar hamiyet-perver zâtların tasdikiyle sâbittir. Otuz seneden beri müteaddid tedkikler ve mahkemelerin berâet kararları vermesiyle ve şimdi de tamamen serbest bulunmasıyla ve eserleri büyük bir vüs'atle her tarafta, Anadolu’da ve Âlem-i İslâmın merkezlerinde ve garb memleketlerinin bazılarında yayılarak takdir ve tebriklere mazhar olmasıyla en ince esrârına kadar büyük bir dikkat ve ehemmiyetle her hâli tedkik edilen Üstadımızın mûcib-i mes'ûliyet hiçbir hâli gösterilememiştir.

Bir tarafta komünizm gibi din, ahlâk ve an'ane aleyhinde olup pek müdhiş bir tahribâtla yarı Avrupa’yı, Çin’i istilâ eden, umum dünyaya karşı müfsid, yırtıcı rejim-i küfrîsine mukâbil, milletler, devletler mâbeyninde tedbir aldıran ve bununla beraber haricî, gizli ifsad komiteleri de bu vatan aleyhinde müdhiş bir herc ü merce çalıştıkları bir zamanda biz otuz senelik pek hàlis ve te'sirli geniş bir hizmeti ibraz ederek ve Üstadımız Said Nursî’nin eserleri olan Risale-i Nur nüshalarından yüzbinlerinin intişarıyla ve yüzbinleri geçen okuyucularının hüsn-ü hâlini göstererek ve zâbıtaca Nur talebelerinden âsâyiş aleyhinde bir tekinin gösterilmemesini şâhid tutarak deriz ve kat'iyyen sâbittir ki, Risale-i Nur o tahribâtçı cereyanı durduran Kur'ânî ve îmânî bir seddir. İnsaflı zâbıta ehli de bu tahakkuk etmiş hakikate şehâdet ediyorlar.

Îmân hizmetinin manevî, uhrevî fâidelerinden kat'-ı nazar, dünyevî, millete ait mühim bir fâidesini vaktiyle Üstadımız şu sûretle ifâde etmiştir ki, zaman bunun ne kadar doğru olduğunu göstermiştir. O zaman demiş:

“Şimdi bu memleketin, bu vatan ve milletin saâdet-i hayatiye ve ebediyesi noktasında iki müdhiş cereyan var:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.