İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 157 / 218
157

hukukî esbâb-ı mûcibe mevcûd iken, beş seneden beri gizli komitelerin aldatmaları ve desîseleriyle ve bahânelerle Afyon Mahkemesinde beş senedir o mübârek risalelerin sâhiblerine teslîmi te'hir edilmektedir. Hâlbuki: Büyük emniyet dâirelerince, zâbıtaca sâbit olduğu gibi, yüzbinler Nur talebelerinde ve yüzbinler Nur nüshalarında hiçbir zarar, bir vukûât görülmemesi, kaydedilmemesi gösteriyor ki; Risale-i Nur âsâyişin temel taşına hizmet eden bir sadaka-i makbûle hükmündedir. Maddî ve manevî tehlikelerden bu memleketi muhâfazaya vesile olduğu tahakkuk eden bir hakikat-i Kur'âniyedir.

Risale-i Nurun ehemmiyetli bir parçası olan ve binler gençleri vatan, millet ve âsâyişin menfaatine terbiye eden Gençlik Rehberi’nin mahkemesi dolayısıyla Üstadımız hasta hâlinde iki defa İstanbul’a mahkemeye gidip yüzyirmi polisin, kalabalığı dağıtmaya çalıştığı o mahkemede Gençlik Rehberi’nin hem müellifine hem nâşirine ittifakla berâet ve ayrıca Rehberin de içinde bulunduğu umum risalelere beş mahkeme berâet vermişken, onbeş günde teslîmi lâzım gelen Gençlik Rehberi’nin onbeş aydan beri teslîm edilmemesi ile Denizli ve Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri beş ayda berâet ve iâdesine karar verdikleri hâlde Afyon Mahkemesi beş sene teslîmi te'hir etmesiyle ve Diyarbakır havâlisine, vilâyât-ı şarkıyeye îmân, din ve âsâyiş noktasında yüz vâiz kadar menfaati bulunan bir zâtın kendi parasıyla aldığı hususî Nur nüshalarını –haklarında beş mahkemenin berâet kararı olmasına rağmen– müsâdere edip vatana, millete fâideli hizmetine mâni olmasıyla o sadaka-i makbûle hükmündeki vesile-i def'-i belâ bu sûretle gizlendiğinden, bir buçuk milyar lira zarara vesile olan bu belâ fırsat buldu, geldi denilebilir.

Eğer beş mahkemenin ve İstanbul’un verdiği berâet neticesiyle o Gençlik Rehberi intişar etseydi, onun dersiyle intibâha gelen ve gelecek olan Müslüman gençler elbette başkalarının veyâhut ihtilâlcilerin ifsadına meydân vermeyerek bir buçuk milyar lira zarardan bu milleti kurtarmağa sa'y ve gayret edecek idiler. Bir buçuk milyar liralık bu lekenin zuhûruna meydân vermeyecektiler...

Evet Üstadımız Eski Harb-i Umumî’de Rusya’daki esâretinde anlamış ki; manevî tahribât ile gençleri ifsad eden tehlike memleketimize de gelecek diye telâş edip bütün kuvvetiyle o vakitten beri tahribât-ı maneviyeye bir siper olmak için Gençlik Rehberi gibi çok eserler yazdı. Kur'ân-ı Hakîm’in derslerini neşretti. Lillâhi'l-Hamd pekçok gençleri kurtarmağa vesile oldu... Şimdi ehl-i siyaset mâdem müsâlemet-i umumiyeyi ve ittihâd-ı milleti istiyor; çabuk, Pakistan’ın dahi ehemmiyetle nazara alıp ve “Es-Sıddık” mecmuasında neşrettiği risalenin intişarına müsâade etsin. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.