İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 72 / 188
72

Aynen bunun gibi; ﴾مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ ﴿ bir istiâre-i bedîa ondan takattur ediyor. O istiârenin zemini ise, zemin ve âsumân mâbeyninde hükm-ü hayâl ile tasavvur olunan müsâbakat ve rekabetin tahayyülü üzerine müessestir. Mezraası şöyledir ki: Zemin, kar ve bered ile tezemmül veya taammüm eden dağlarıyla ve rengârenk besâtiniyle süslendiği gibi, güyâ ona rekabeten ve inâden, âsumân dahi, cibâl ve besâtini andıran rengârenk ile teşekkül eden ve dağlara nazîreler yapmak için parça parça dağılan bulutlarıyla sarılıp, cilveger oluyor. O dağ gibi parça parça bulutlar; sefîneler veyâhut dağlar veyâhut develer veyâhut bostan ve dereler denilse, teşbihte hatâ edilmemiş olur. O cevdeki seyyârelerin çobanı ra'ddır. Kamçı gibi, berkini başları üzerine silkeleyip dolaştırıyor. O musahhar sâbihalar ise, o bahr-i muhît-i havâîde seyr ve cereyan etmekle, mahşere tesâdüf etmiş dağları andırırlar. Güyâ semâ, su buharının zerrâtını ra'd ile silâh başına dâvet ettiği gibi; “Rahat olun!” emriyle herkes yerine gider, gizlenir.

Evet, çok def'a bulut dağın libâsını giydiği gibi, heykeli ile teşekkül etmekle beraber, bered ve karın beyazıyla televvün ve rutûbet ve bürûdetiyle tekeyyüf eder. Öyle ise, bulut ve dağ; komşu, arkadaştırlar. Birbirine levâzımatını âriye vermeye mecburdurlar. Bu uhuvvet ve mübâdeleti Kur'ân’ın çok yerleri gösterir. Zîra, bazen onu, onun libâsında ve ötekini, berikinin sûretinde bize gösterir.

Hem de, Tenzîl’in pek çok menâzilinde, dağ ve bulut birbirinin elini tutup musâfaha ettikleri vardır. Nasıl kitab-ı âlemin bir sahifesi olan zeminde, muânaka ve musâfahaları şâhiddir; zîra, ummân-ı havada iskele hükmünde olan dağ tepesinde lenger-endâz olduklarını görüyoruz...

İkinci âyet: ﴾ وَ الشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ ﴿ Evet, ﴾ تَجْر۪ي ﴿ bir üslûba işâret ettiği gibi ﴾ لِمُسْتَقَرٍّ ﴿ dahi bir hakikati telvih eder. Demek câiz­dir ki; ﴾ تَجْر۪ي ﴿ lafzıyla şöyle bir üslûba işâret olsun. Şöyle: Şems, demiri altından yapılmış mühezzeb, müzehheb, zırhlı bir sefîne gibi, esîrden olan ve mevc-i mekfûf tâbir olunan, ummân-ı semâda

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.