İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 94 / 188
94

olmak lâzım gelmez. Herkes kendi san'atında büyüktür. Kezâlik, o meânî-i mütezâhime içinde, bazen bir küçük mânâ riyâset eder. O kıymetdâr oluyor. Zîra, onun vazifesi şimdi gelecek bir esbâb ile ehemmiyetlidir. Buna işâret eden ve kıymetine menâr olan sarîh hüküm ve lâzım-ı karîbinin adem-i salâhiyetidir ki, onun hâtırası için, irsâl-i lafz ve sevk-i hitâb edilsin ve kelâm dahi postacılık etsin.

Zîra; ya bedîhî ve ma'lûmdur, görünüyor. Veyâhut hafif ve zaîftir, asıl garazda ehemmiyeti yoktur. Veyâhut, onu hüsn-ü telâkki ve kabûl edecek ve ona kulak verecek muhâtab yoktur. Veyâhut, mütekellimin hâline muvâfakat ve tekellüme dâî olan arzuya hizmet edemez. Veyâhut, muhâtabın şe'n ve haysiyetine imtizaç, istimzaç edemez. Veyâhut, kelâmın makamında ve müstetbeâtın tevâbi'inde ecnebî görünüyor. Veyâhut, garazın muhâfazasına ve levâzımın tedârikine müstaîd değildir. Demek herbir makamda, bu esbâblardan yalnız birinin sözü dinlenir. Fakat umumen ittihâd etseler, kelâmı en yüksek tabakaya çıkartıyorlar.

#### Hâtime

Hâtime

Bazı meânî-i muallaka vardır ki, bir şekl-i muayyenesi ve bir vatan-ı hususiyesi yoktur. Müfettiş gibi, herbir dâireye girer. Bazı kendine hususî bir lafız takıyor. Bu muallakàtın bir kısmı ise, harfiye ve hevâiye gibidir. Başka kelime, onu derûnuna çeker. Bazen bir cümleye, belki bir kıssâte nüfûz eder. Ne vakit o cümleyi ezdirirsen, rûh gibi o mânâ takattur eder. Meselâ; hasret ve iştiyak ve temeddüh ve teessüf, ilâ âhir.. gibi mânâlardır...

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.