İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 21 / 188
21

Elhâsıl: İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyâde... Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir. Evet, ifrat ile müsâmahanın kapısı açıldı. Çürük şeyler o hakàik-ı àliyeye karıştığından; ehl-i tefrit ile insafsız olan ehl-i tenkid, gayet haksızlık olarak şu çürük şeylerin yüzer misline olan hakàik-ı àliye içinde gördüklerinden ürktüler, nefret ettiler, –hâşâ– lekedâr ve kıymetsiz zannettiler. Acaba, defineye hàriçten girmiş bir silik para bulunsa veyâhut bir bostanda başka yerden düşmüş olan çürük ve acı bir elma görünse, hak ve insaf mıdır ki; umum defineyi kalb ve umum elmaları acı zannedip vazgeçmekle lekedâr edilsin...

#### Hâtime

Hâtime

Bu mukaddimeden maksadım: Efkâr-ı umumiye, bir tefsir-i Kur'ân istiyor. Evet, her zamanın bir hükmü var. Zaman dahi bir müfessirdir. Ahvâl ve vukûât ise, bir keşşâftır. Efkâr-ı âmmeye hocalık edecek, yine efkâr-ı âmme-i ilmiyedir. Bu sırra binâen ve istinâden isterim ki: Müfessir-i azîm olan zamanın taht-ı riyâsetinde, herbiri bir fende mütehassıs, muhakkìkîn-i ulemâdan müntehab bir meclis-i meb'ûsân-ı ilmiye teşkili ile, meşveret ile bir tefsiri te'lif etmekle; sâir tefâsirdeki münkasım olan mehâsin ve kemâlâtı, mühezzebe ve müzehhebe olarak cem'etmelidirler. Evet, meşrûtiyettir; herşeyde meşveret hükümfermâdır. Efkâr-ı umumiye dahi dîde-bândır. İcmâ-ı ümmetin hücciyeti buna hüccettir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.