İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 9 / 188
9

Elhâsıl: Maksadım, ol elmas kılınca saykal vurmaktır.

Eğer suâl edersen: Senin bu telâşın ve ulûm-u müteârife hükmüne geçen şeylere bürhân getirmeye ne lüzum vardır? Zîra, telâhuk-u efkâr ve tecârübün keşfiyâtıyla, meydân-ı bedâhete gelen mesâile bürhân getirmek, ma'lûmu i'lâm demektir?..

Cevaben derim: Maatteessüf benim ile şu zamanın kıt'asında iştirâk eden cümlesi; eğer çendan, sûreten onüçüncü asrın evlâdı­dırlar, fakat, fikir ve terakkî cihetiyle kurûn-u vustânın yâdigârları­dırlar. Güyâ muâsırlarımız, üçüncü asrın nihâyetinden onüçüncü asra kadar geçmiş olan asırların fihristesi veyâhut enmûzeci veyâhut melez bir kavimdirler. Hattâ bu zamanın çok bedîhiyâtı, onlarca mevhû­mât sayılır. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.