İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 70 / 188
70

yol açar. Bu imkân-ı vehmî, gâliben muhâkemesizlikten, kalbin za'f-ı a'sâbından ve aklın sinir hastalığından ve mevzû ve mahmûlün adem-i tasavvurundan ileri gelir. Hâlbuki, imkân-ı aklî ise; vâcib ve mümteni' olmayan bir maddede, vücûd ve ademe bir delil-i kat'îye dest-res olmayan bir emirde tereddüd etmektir. Eğer delilden neş'et etmiş ise, makbûldür; yoksa mu'teber değildir.

Bu imkân-ı vehmînin ahkâmındandır ki; bazı vehhamlar diyor: “Muhtemeldir, bürhânın gösterdiği gibi olmasın. Zîra, akıl, herbir şeyi derk edemez. Aklımız da buna ihtimal verir.” Evet, yok, belki ihtimal veren vehminizdir. Aklın şe'ni, bürhân üzerine gitmektir. Evet, akıl herbir şeyi tartamaz, fakat böyle maddiyâtı ve en küçük hàdimi olan basarın kabzasından kurtulmayan bir emri tartar. Farazâ tartmaz ise, biz de o mes'elede çocuk gibi mükellef değiliz.

TENBİH:

Ben, zâhir-perest ve nazar-ı sathî sâhibi tâbiriyle yâd ettiğim ve tevbih ve ta'nif ile teşhîr ettiğim muhâtab-ı zihniyem; ağleb-i hâlde ehl-i tefrit olan ve cemâl-i İslâm’ı görmeyen ve nazar-ı sathiyle uzaktan İslâmiyet’e bakan hasm-ı dindir. Fakat bazen ehl-i ifrat olan, iyilik bilerek fenâlık eden, dinin câhil dostlarıdır.

Beşinci belâ: Ehl-i tefrit ve ifrat olan bîçârelerin ellerini tutarak, zulümâta atan birisi de; her mecâzın her yerinde, taharrî-i hakikat etmektir. Evet, mecâzda bir dâne-i hakikat bulunmak lâzımdır ki, mecâz ondan neşv ü nemâ bularak sünbüllensin. Veyâhut, hakikat, ışık veren fitildir; mecâz ise, ziyâsını tezyîd eden şişesidir. Evet, muhabbet kalbde ve akıl dimağdadır, elde ve ayakta aramak abestir...

Altıncı belâ: Nazarı tams eden ve belâğatı setreden, zâhire olan kasr-ı nazardır. Demek, ne kadar akılda hakikat mümkün ise, mecâza tecâvüz etmezler. Mecâza gidilse de, meâli tutulur. Bu sırra binâendir; âyet ve hadîsin tefsir veya tercümesi, onlardaki hüsün ve belâğatı gösteremez. Güyâ, onlarca karîne-i mecâz, aklen hakikatin imtina'ıdır. Hâlbuki, karîne-i mânia, aklî olduğu gibi; hissî ve âdî ve makamî, daha başka çok şeyler ile de olabilir. Eğer istersen

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.