İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 59 / 188
59

olmazsa hayâlin verâ-i perdesiyle o âleme bir derece seyirci olabilir. Bu âlem-i misâlin vücûduna ve onda meânînin tecessüm etmelerine pek çok delâil vardır. Binâenaleyh, bu kürede olan “Kaf” o âlemde zi'l-acâib olan “Kaf” ın çekirdeği olabilir.

Hem de, Sâni'in mülkü geniştir, bu sefil küreye münhasır değildir. Fezâ ise, gayet vâsi'; Allah’ın dünyası, gayet azîm olduğundan zü'l-acâib olan “Kaf” ı istiâb edebilir. Fakat, eyyâm-ı İlâhiye ile beşyüz sene bizim küreden uzak olmakla beraber, mevc-i mekfûf olan semâya temâs etmek, imkân-ı aklîden haric değildir. Zîra, “Kaf” semâ gibi şeffâf ve gayr-ı mer'î olmak câizdir.

Ve râbian: Neden câiz olmasın ki; “Kaf” dâire-i ufuktan tecellî eden silsile-i a'zamdan ibaret ola... Nasıl ufkun ismi de “Kaf” a me'haz olabilir. Zîra, devâir-i mütedâhile gibi nereye bakılırsa, silsilelerden bir dâire görülür. Gide gide nazar kalır, hayâle teslîm eder. En nihâyet hayâl ise, selâsil-i cibâlden bir dâire-i muhîti tahayyül eder ki; semânın etrafına temâs ediyor. Küreviyet sırrıyla, beşyüz sene de uzak olursa, yine muttasıl görünür.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.