İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 58 / 188
58

Eğer dersen: “Muhakkìkîn-i sofiye, “Kaf” a dair pek çok tasvirâtta bulunmuşlardır?”

Buna cevaben derim: Meşhûr olan âlem-i misâl, onların cevelângâhıdır. Biz elbisemizi çıkardığımız gibi, onlar da cesetlerini çıkarıp, seyr-i rûhâni ile, o ma'razgâh-ı acâibe temâşâ ediyorlar. “Kaf” ise, o âlemde onların ta'rif ettikleri gibi mütemessildir. Bir parça âyinede, semâvât ve nücûm temessül ettikleri gibi, bu âlem-i şehâdette velev küçük şeylerde olsa –çekirdek gibi– âlem-i misâlde tecessüm-ü meânînin te'siriyle bir büyük ağaç oluyor. Bu iki âlemin ahkâmları birbirine karıştırılmaz. Muhyiddin-i Arabî’nin mağz-ı kelâmına muttali' olan bunu tasdik eder.

Amma avâmın, yâhut avâm gibi adamların mâbeynlerinde müştehir olan keyfiyeti ki: “Kaf yere muhîttir ve müteaddiddir. Her ikisinin ortasında beşyüz senedir. Ve zirvesi semânın ketfine mümâstır.” ilâ âhiri hayâlâtihim... Bunu, ne kıymette olduğunu bilmek istersen, git, Üçüncü Mukaddime’den fenerini yak; sonra gel, bu zulümâta gir. Belki, âb-ı hayat olan belâğatını göreceksin.

Eğer bizim bu mes'elede olan i'tikàdımızı anlamak istersen, bil ki; ben “Kaf” ın vücûduna cezmederim; fakat keyfiyeti ise, havâle ederim. Eğer bir hadîs-i sahîh ve mütevâtir keyfiyetin beyânında sâbit olursa, îmân ederim ki; murad-ı Nebî sâdık ve doğru ve haktır. Fakat, murad-ı Nebevî üzerine; yoksa nâsın mütehayyelleri üzerine değildir. Zîra, bazen fehmolunan şey, muradın gayrısıdır. Bu mes'elede ma'lûmumuz budur:

Kaf Dağı, ekser şarkı ihâta eden ve eski zamanda bedevî ve medenîlerin aralarında fâsıl olan ve a'zam-ı cibâl-i dünya olan Çamulari’nin annesi olan Himalaya silsilesidir. Bu silsilenin ırkından cibâl-i dünyanın ekserîsi teşâub eyledikleri denilir. Bu hâl öyle gösteriyor ki: “Kaf” ın dünyaya meşhûr olan ihâtanın fikir ve hayâli bu asl-ı teşâubdan neş'et etmiş olmak gerektir.

Ve sâniyen: Âlem-i şehâdete, sûretiyle ve âlem-i gayba, mânâsıyla müşâbih ve ikisinin mâbeyninde bir berzah olan âlem-i misâl, o muammâyı halleder. Kim isterse, keşf-i sâdık penceresiyle veya rüya-yı sâdık menfeziyle veya şeffâf şeyler dûrbîniyle ve hiç

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.