TENBİH:
Lafız-perestlik nasıl bir hastalıktır, öyle de; sûret-perestlik ve üslûb-perestlik ve teşbih-perestlik ve hayâl-perestlik ve kafiye-perestlik şimdi filcümle, ileride ifrat ile tam bir hastalık ve mânâyı kendine fedâ edecek derecede bir maraz olacaktır. Hattâ bir nükte-i zarâfet için veya kafiyenin hatırı için çok edip, edebde edebsizlik etmeye şimdiden başlamışlardır.
Evet lafza zînet verilmeli, fakat tabiat-ı mânâ istemek şartıyla.. ve sûret-i mânâya haşmet vermeli, fakat meâlin iznini almak şartıyla.. ve üslûba parlaklık vermeli, fakat maksûdun isti'dâdı müsâid olmak şartıyla.. ve teşbihe revnâk vermeli, fakat matlûbun münâsebetini göze almak ve rızâsını tahsil etmek şartıyla.. ve hayâle cevelân ve şa'şaa vermeli, fakat hakikati incitmemek ve ağır gelmemek ve hakikate misâl olmak ve hakikatten istimdâd etmek şartıyla gerektir.
