İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 57 / 238
57

Hem meselâ, Sûre-i Rahmân’da tekrar edilen

﴾ فَبِاَىِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكــُمَا تُـكَــذِّبَاـنِـ ﴿ âyeti ile Sûre-i Mürselât’ta ﴾ وَيْـلٌ يَوْمَـئِـذٍ لِلْمُكَــذِّبِينَ ﴿ âyeti, cin ve nev'-i beşere, kâinâtı kızdıran ve arz ve semâvâtı hiddete getiren ve hilkat-i âlemin neticelerini bozan ve haşmet-i saltanat-ı İlâhiyeye karşı inkâr ve istihfafla mukàbele eden küfür ve küfranlarını ve zulümlerini ve bütün mahlûkatın hukuklarına tecâvüzlerini asırlara ve arza ve semâvâta tehdidkârâne haykıran bu iki âyet, böyle binler hakikatlerle alâkadar ve binler mes'ele kuvvetinde olan bir ders-i umumîde binler defa tekrar edilse yine lüzum var ve celâlli bir îcâz ve cemâlli bir i'câz-ı belâğattır.

Hem meselâ, Kur'ânın hakîki ve tam bir nev'-i münâcâtı ve Kur'ândan çıkan bir çeşit hülâsası olan Cevşenü'l-Kebîr nâmındaki münâcât-ı Peygamberîde (A.S.M.) yüz defa

سُبْحَانَكَ يَا لَٓااِلٰهَاِلَّااَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا وَاَجِرْنَا وَنَجِّـنَا مِنَ النَّـارِ

cümlesinin tekrarında tevhid gibi kâinâtça en büyük hakikat ve mahlûkatın rubûbiyete karşı tesbih ve tahmîd ve takdis gibi üç muazzam vazifesinden en ehemmiyetli bir vazifesi ve şekàvet-i ebediyeden kurtulmak gibi nev'-i insanın en dehşetli mes'elesi ve ubûdiyet ve acz-i beşerin en lüzumlu neticesi bulunması cihetiyle binler defa tekrar edilse yine azdır.

İşte tekrârât-ı Kur'âniye bu gibi esâslara bakıyor. Hattâ bazen bir sahifede iktiza-yı makam ve ihtiyac-ı ifhâm ve belâğat-ı beyân cihetiyle yirmi defa sarîhan ve zımnen tevhid hakikatini ifâde eder, değil usanç, belki kuvvet ve şevk verir. Risale-i Nurda, tekrârât-ı Kur'âniye ne kadar yerinde ve münâsib ve belâğatça makbûl olduğu, hüccetleriyle beyân edilmiş.

Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân’ın Mekke sûreleriyle, Medine sûreleri belâğat noktasında ve i'câz cihetinde ve tafsîl ve icmâl vechinde birbirinden ayrı olmasının sırrı ve hikmeti şudur ki: Mekke’de, birinci safta muhâtab ve muârızları, Kureyş müşrikleri ve ümmîleri olduğundan belâğatça kuvvetli bir üslûb-u àlî ve i'câzlı, mukni', kanâat verici bir icmâl ve tesbit için “tekrar” lâzım geldiğinden ekseriyetle Mekkiye sûreleri erkân-ı îmâniyeyi ve tevhidin mertebelerini gayet kuvvetli ve yüksek ve i'câzlı bir îcâz ile tekrar edip ifâde ederek mebde' ve meâdi, Allah’ı ve âhireti; değil yalnız bir sahifede, bir âyette, bir cümlede, bir kelimede.. belki bazen bir harfte ve takdim, te'hir ve ta'rif ve tenkîr ve hazf ve zikir gibi hey'etlerde öyle kuvvetli isbât eder ki, ilm-i belâğatın dâhî imâmları hayretle karşılamışlar. Risale-i Nur ve bilhassa Kur'ânın kırk vech-i i'câzını icmâlen isbât eden

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.