İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 91 / 238
91

yavrulara gönderilen süt konserveleri ve vâlidelerinin şefkatli sînelerinde asılan şekerli süt tulumbacıklarını göndermek, o kadar şefkat ve merhamet ve hikmet içinde görünüyor ki, bilbedâhe bir Rahmân-ı Rahîm’in gayet müşfikâne ve mürebbiyâne bir cilve-i rahmeti ve ihsânı olduğunu isbât eder.

Elhâsıl; bu sahife-i hayatiye-i bahariye, Haşr-i A'zamın yüzbin nümûnelerini ve misâllerini göstermekle

﴿ فَانْظُرْ اِلٰٓى آثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كــَيْفَ يُحْيِى الْاَرْـضَـ بَعْـدَ مَوْتِـهَٓا اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِى الْمَوْتٰى وَهُوَ عَلٰى كــُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ  ﴾

âyetini maddeten gayet parlak tefsir ettiği gibi; bu âyet dahi, bu sahifenin mânâlarını mu'cizâne ifâde eder. Ve arzın, bütün sahifeleriyle, büyüklüğü nisbetinde ve kuvvetinde لَٓااِلٰهَاِلَّاهُوَ dediğini anladı.

İşte, küre-i arzın yirmiden ziyâde büyük sahifelerinden bir tek sahifenin yirmi vechinden bir tek vechinin muhtasar şehâdeti ile, o yolcunun sâir vecihlerin sahifelerindeki müşâhedâtı mânâsında olarak ve o müşâhedâtları ifâde için, Birinci Makamın üçüncü mertebesinde böyle denilmiş:

لَٓااِلٰهَاِلَّااللهُ الْوَاجِبُ الْوُجُودِ الَّذِى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِهِ فِى وَحْدَتِهِ الْاَرْضُ بِجَمِيعِ مَا فِيهَا وَمَا عَلَيْهَا بِشَهَادَةِ عَظَمَةِ اِحَاطَةِ حَقِيقَةِ التَّسْخِيرِ وَالتَّدْبِيرِ وَالتَّرْبِيَةِ وَالْفَتَّاحِيَّةِ وَتَوْزِيعِ الْبُذُورِ وَالْمُحَافَظَةِ وَالْاِدَارَةِ وَالْاِعَاشَةِ لِجَمِيعِ ذَوِى الْحَيَاةِ وَالرَّحْمَانِيَّةِ وَالرَّحِيمِيَّةِ الْعَامَّةِ الشَّامِلَةِ الْمُكَمَّلَةِ بِالْمُشَاهَدَةِ

4. Mertebe: Denizler ve Büyük Nehirler {4}

Sonra, o mütefekkir yolcu her sahifeyi okudukça saâdet anahtarı olan îmânı kuvvetlenip ve manevî terakkiyâtın miftâhı olan mârifeti ziyâdeleşip ve bütün kemâlâtın esâsı ve mâdeni olan îmân-ı billâh hakikati bir derece daha inkişaf edip manevî çok zevkleri ve lezzetleri verdikçe onun merakını şiddetle tahrîk ettiğinden; “semâ,” “cevv” ve “arzın mükemmel ve kat'î derslerini dinlediği hâlde هَلْ مِنْ مَزِيدٍ deyip dururken, denizlerin ve büyük nehirlerin cezbekârâne cûş u hurûşla zikirlerini ve hazîn ve lezîz seslerini işitir. Lisân-ı hâl ve lisân-ı kàl ile: “Bize de bak,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.