İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 207 / 238
207

memlekette her iş mu'cize, herşey mu'cizekâr bir hàrika olmak lâzım gelir. Bu ise bir safsatadır.

#### İkinci Bürhan

İKİNCİ BÜRHÂN:

Gel bütün bu ovaları, bu meydânları, bu menzilleri süslendiren şeyler üstüne dikkat et. Herbirisinde o gizli zâttan haber veren işler var. Âdeta herbiri birer tuğrâ, birer sikke gibi, o gaybî zâttan haber veriyorlar. İşte gözünün önünde, bak bir dirhem pamuktan (Hâşiye-1) [^15] ne yapıyor. Bak kaç top çuha ve patiska ve çiçekli kumaş çıktı. Bak, ondan ne kadar şekerlemeler, yuvarlak tatlı köfteler yapılıyor ki bizim gibi binler adam giyse ve yese, kâfî gelir. Hem de bak, bu demiri, toprağı, suyu, kömürü, bakırı, gümüşü, altını; gaybî avucuna aldı, bir et parçası (Hâşiye-2) [^16] yaptı; bak gör... İşte ey akılsız adam! Bu işler öyle bir zâta mahsûstur ki; bütün bu memleket, bütün eczâsıyla onun mu'cize-i kuvveti altında duruyor, her arzusuna râm oluyor.

[^15]:(Hâşiye-1) Tohuma işârettir. Meselâ zerre gibi bir afyon büzrü, bir dirhem gibi bir zerdali nüvâtı, bir kavun çekirdeği, nasıl çuhadan daha güzel dokunmuş yapraklar, patiskadan daha beyaz ve sarı çiçekler, şekerlemeden daha tatlı ve köf telerden ve konserve kutularından daha latîf , daha lezîz, daha şirin meyveleri hazine-i Rahmetten getiriyorlar, bize takdim ediyorlar..

[^16]:(Hâşiye-2) Unsurlardan cism-i hayvanîyi halk ve nutfeden zîhayatı icâd etmeye işârettir.

#### Üçüncü Bürhan

ÜÇÜNCÜ BÜRHÂN:

Gel, bu müteharrik antika (Hâşiye-3) [^17] san'atlarına bak! Herbirisi öyle bir tarzda yapılmış; âdeta bu koca sarayın bir küçük nüshasıdır. Bütün bu sarayda ne varsa o küçücük müteharrik makinelerde bulunuyor. Hiç mümkün müdür ki; bu sarayın ustasından başka birisi gelip bu acîb sarayı küçük bir makinede dercetsin! Hem hiç mümkün müdür ki bir kutu kadar bir makine bütün bir âlemi içine aldığı hâlde, tesâdüfî veyâhut abes bir iş içinde bulunsun! Demek bütün gözün gördüğü ne kadar antika makineler var, o gizli zâtın birer sikkesi hükmündedirler. Belki birer dellâl, birer ilânnâme hükmündedirler. Lisân-ı hâlleriyle derler ki: “Biz öyle bir zâtın san'atıyız ki, bütün bu âlemimizi, bizi yaptığı ve sühûletle icâd ettiği gibi kolaylıkla yapabilir bir zâttır.”

[^17]:(Hâşiye-3) Hayvanlara ve insanlara işârettir. Zîra hayvan, şu âlemin küçük bir fihristesi ve mâhiyet-i insaniye, şu kâinâtın bir misâl-i musağğarı olduğundan, âdeta âlemde ne varsa insanda nümûnesi vardır.

#### Dördüncü Bürhan

DÖRDÜNCÜ BÜRHÂN:

Ey muannid arkadaş! Gel, sana daha acîbini göstereceğim. Bak, bu memlekette bütün bu işler, bu şeyler değişti, değişiyor, bir hâlette

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.