İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 188 / 238
188

Îmânın bir kutbunu gösteren bu semâvî âyât-ı kübrânın ve haşri isbât eden şu kudsî berâhin-i uzmânın bir nükte-i ekberi ve bir hüccet-i a'zamı bu Dokuzuncu Şuâ’da beyân edilecek.

Latîf bir inâyet-i Rabbâniyedir ki; bundan otuz sene evvel Eski Said, yazdığı tefsir mukaddimesi “Muhâkemât” nâmındaki eserin âhirinde:

“İKİNCİ MAKSAD: Kur'ânda haşre işâret eden iki âyet tefsir ve beyân edilecek. نَخُو بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ” deyip, durmuş, daha yazamamış.

Hàlık-ı Rahîm’ime delâil ve emârât-ı haşriye adedince şükür ve hamd olsun ki, otuz sene sonra tevfik ihsân eyledi. Evet bundan dokuz-on sene evvel o iki âyetten birinci âyet olan

﴿ فَانْظُرْ اِلٰٓى آثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كــَيْفَ يُحْيِى الْاَرْـضَـ بَعْـدَ مَوْتِـهَٓا اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِى الْمَوْتٰى وَهُوَ عَلٰى كــُلِّ شَيْءٍ قَـدِيرٌ ﴾

fermân-ı İlâhînin iki parlak ve çok kuvvetli hüccetleri ve tefsirleri bulunan Onuncu Söz ile Yirmidokuzuncu Söz’ü in'âm etti münkirleri susturdu. Hem, îmân-ı haşrînin hücum edilmez o iki metîn kalesinden dokuz ve on sene sonra ikinci âyet olan başta mezkûr âyât-ı ekberin tefsirini bu risale ile ikram etti. İşte bu Dokuzuncu Şuâ, mezkûr âyâtıyla işâret edilen “Dokuz Àlî Makam” ve bir ehemmiyetli “Mukaddimeden” ibarettir.

Mukaddime

MUKADDİME

Haşir akîdesinin, pek çok rûhî fâidelerinden ve hayatî neticelerinden bir tek netice-i câmiayı ihtisar ile beyân ve hayat-ı insaniyeye hususan hayat-ı ictimâiyesine ne derece lüzumlu ve zarûrî olduğunu izhâr ve bu îmân-ı haşrî akîdesinin pek çok hüccetlerinden, bir tek hüccet-i külliyeyi icmâl ile göstermek ve o akîde-i haşriye ne derece bedîhî ve şübhesiz bulunduğunu ifâde etmekten ibaret olarak İki Nokta dır.

#### Birinci Nokta

BİRİNCİ NOKTA: Âhiret akîdesi, hayat-ı ictimâiye ve şahsiye-i insaniyenin üssü'l-esâsı ve saâdetinin ve kemâlâtının esâsâtı olduğuna, yüzer delillerinden bir mikyâs olarak yalnız dört tanesine işâret edeceğiz:

##### Birincisi

Birincisi: Nev'-i beşerin hemen yarısını teşkil eden çocuklar, yalnız Cennet fikriyle, onlara dehşetli ve ağlatıcı görünen ölümlere ve vefâtlara karşı dayanabilirler. Ve gayet zaîf ve nâzik vücûdlarında bir kuvve-i maneviye bulabilirler. Ve herşeyden çabuk ağlayan gayet mukâvemetsiz

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.