Öteki adam dedi:
– İnanmam, böyle bahsettiğin gibi bir zât bulunsun ve bütün bu âlemi tek başıyla idare etsin.
Arkadaşı cevaben dedi ki:
– Bunu tanımazsak, lâkayd kalsak, menfaati hiç yok; zararı olsa pek azîmdir. Eğer tanımasına çalışsak, meşakkati pek hafiftir, menfaati olursa pek azîmdir. Onun için ona karşı lâkayd kalmak, hiç kâr-ı akıl değildir.
O serseri adam dedi:
– Ben bütün rahatımı, keyfimi, onu düşünmemekte görüyorum. Hem böyle aklıma sığışmayan şeylerle uğraşmayacağım. Bütün bu işler, tesâdüfî ve karmakarışık işlerdir, kendi kendine dönüyor; benim neme lâzım!
Akıllı arkadaşı ona dedi:
– Senin bu temerrüdün beni de, belki çoklarını da belâya atacaktır. Bir edebsizin yüzünden, bazen olur ki bir memleket harâb olur.
Yine o serseri dönüp dedi ki:
– Ya kat'iyyen bana isbât et ki; bu koca memleketin tek bir mâliki, tek bir sâni'i vardır, yâhut bana ilişme!
Cevaben arkadaşı dedi:
“Mâdem inâdın divânelik derecesine çıkmış, o inâdınla bizi ve belki memleketi bir kahre giriftâr edeceksin; ben de sana oniki bürhân ile göstereceğim ki: Bir saray gibi şu âlemin, bir şehir gibi şu memleketin tek bir ustası vardır ve o usta, herşeyi idare eden yalnız odur. Hiçbir cihette noksaniyeti yoktur. Bize görünmeyen o usta, bizi ve herşeyi görür ve sözlerini işitir. Bütün işleri mu'cize ve hàrikadır. Bütün bu gördüğümüz ve dillerini bilmediğimiz şu mahlûklar onun memurlarıdır.”
#### Birinci Bürhan
● BİRİNCİ BÜRHÂN:
Gel her tarafa bak, herşeye dikkat et! Bütün bu işler içinde gizli bir el işliyor. Çünkü, bak, bir dirhem (Hâşiye-1) [^13] kadar kuvveti olmayan bir çekirdek küçüklüğünde bir şey, binler batman yükü kaldırıyor. Zerre kadar şuûru (Hâşiye-2) [^14] olmayan, gayet hakîmâne işler görüyor. Demek bunlar kendi kendilerine işlemiyorlar. Onları işlettiren gizli bir kudret sâhibi vardır. Eğer kendi başına olsa, bütün baştan başa bu gördüğümüz
[^13]:(Hâşiye-1) Ağaçları başlarında taşıyan çekirdeklere işârettir.
[^14]:(Hâşiye-2) Kendi kendine yükselmeyen ve meyvelerin sıkletine dayanmayan, üzüm çubukları gibi nâzenîn nebâtâtın, ağaçlara latîf eller atıp sarmalarına ve onlara yüklenmelerine işârettir.
