İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 206 / 238
206

Öteki adam dedi:

– İnanmam, böyle bahsettiğin gibi bir zât bulunsun ve bütün bu âlemi tek başıyla idare etsin.

Arkadaşı cevaben dedi ki:

– Bunu tanımazsak, lâkayd kalsak, menfaati hiç yok; zararı olsa pek azîmdir. Eğer tanımasına çalışsak, meşakkati pek hafiftir, menfaati olursa pek azîmdir. Onun için ona karşı lâkayd kalmak, hiç kâr-ı akıl değildir.

O serseri adam dedi:

– Ben bütün rahatımı, keyfimi, onu düşünmemekte görüyorum. Hem böyle aklıma sığışmayan şeylerle uğraşmayacağım. Bütün bu işler, tesâdüfî ve karmakarışık işlerdir, kendi kendine dönüyor; benim neme lâzım!

Akıllı arkadaşı ona dedi:

– Senin bu temerrüdün beni de, belki çoklarını da belâya atacaktır. Bir edebsizin yüzünden, bazen olur ki bir memleket harâb olur.

Yine o serseri dönüp dedi ki:

– Ya kat'iyyen bana isbât et ki; bu koca memleketin tek bir mâliki, tek bir sâni'i vardır, yâhut bana ilişme!

Cevaben arkadaşı dedi:

“Mâdem inâdın divânelik derecesine çıkmış, o inâdınla bizi ve belki memleketi bir kahre giriftâr edeceksin; ben de sana oniki bürhân ile göstereceğim ki: Bir saray gibi şu âlemin, bir şehir gibi şu memleketin tek bir ustası vardır ve o usta, herşeyi idare eden yalnız odur. Hiçbir cihette noksaniyeti yoktur. Bize görünmeyen o usta, bizi ve herşeyi görür ve sözlerini işitir. Bütün işleri mu'cize ve hàrikadır. Bütün bu gördüğümüz ve dillerini bilmediğimiz şu mahlûklar onun memurlarıdır.”

#### Birinci Bürhan

BİRİNCİ BÜRHÂN:

Gel her tarafa bak, herşeye dikkat et! Bütün bu işler içinde gizli bir el işliyor. Çünkü, bak, bir dirhem (Hâşiye-1) [^13] kadar kuvveti olmayan bir çekirdek küçüklüğünde bir şey, binler batman yükü kaldırıyor. Zerre kadar şuûru (Hâşiye-2) [^14] olmayan, gayet hakîmâne işler görüyor. Demek bunlar kendi kendilerine işlemiyorlar. Onları işlettiren gizli bir kudret sâhibi vardır. Eğer kendi başına olsa, bütün baştan başa bu gördüğümüz

[^13]:(Hâşiye-1) Ağaçları başlarında taşıyan çekirdeklere işârettir.

[^14]:(Hâşiye-2) Kendi kendine yükselmeyen ve meyvelerin sıkletine dayanmayan, üzüm çubukları gibi nâzenîn nebâtâtın, ağaçlara latîf eller atıp sarmalarına ve onlara yüklenmelerine işârettir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.