İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 56 / 238
56

Tekrarı iktiza eden duâ ve dâvet, zikir ve tevhid kitabı dahi olduğunu bildirmek sırrıyla; güzel, tatlı tekrârâtıyla bir tek cümlede ve bir tek kıssada ayrı ayrı çok mânâları, ayrı ayrı muhâtab tabakalarına tefhim etmekte ve cüz'î ve âdi bir hâdisede en cüz'î ve ehemmiyetsiz şeyler dahi nazar-ı merhametinde ve dâire-i tedbir ve irâdesinde bulunmasını bildirmek sırrıyla, te'sis-i İslâmiyette ve tedvîn-i Şerîatta sahâbelerin cüz'î hâdiselerini dahi nazar-ı ehemmiyete almasında; hem küllî düsturların bulunması, hem umumî olan İslâmiyetin ve Şerîatın te'sisinde o cüz'î hâdiseler, çekirdekler hükmünde çok ehemmiyetli meyveleri verdikleri cihetinde de bir nev'-i i'câzını gösterir.

Evet, ihtiyacın tekerrürüyle tekrarın lüzumu haysiyetiyle; yirmi sene zarfında pekçok mükerrer suâllere cevab olarak ayrı ayrı çok tabakalara ders veren ve koca kâinâtı parça parça edip kıyâmette şeklini değiştirerek, dünyayı kaldırıp onun yerine azametli âhireti kuracak ve zerrâttan yıldızlara kadar bütün cüz'iyât ve külliyatın tek bir zâtın elinde ve tasarrufunda bulunduğunu isbât edecek ve kâinâtı ve arzı ve semâvâtı ve anâsırı kızdıran ve hiddete getiren nev'-i beşerin zulümlerine, kâinâtın netice-i hilkati hesabına gadab-ı İlâhîyi ve hiddet-i Rabbâniyeyi gösterecek hadsiz ve nihâyetsiz ve dehşetli ve geniş bir inkılâbın te'sisinde, binler netice kuvvetinde bazı cümleleri ve hadsiz delillerin neticesi olan bir kısım âyetleri tekrar etmek, değil bir kusur, belki gayet kuvvetli bir i'câz ve gayet yüksek bir belâğat ve muktezâ-yı hâle gayet mutâbık bir cezâlettir, bir fesâhattir.

Meselâ, bir tek âyet olup yüzondört defa tekrar edilen ﴾ بِسْـمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيـمِ ﴿ cümlesi, Risale-i Nurun Ondördüncü Lem'asında beyân edildiği gibi; arşı ferşe bağlayan ve kâinâtı ışıklandıran ve her dakika herkes ona muhtaç olan öyle bir hakikattir ki, milyonlar defa tekrar edilse yine ihtiyaç vardır. Değil yalnız ekmek gibi her gün, belki hava ve ziyâ gibi her dakika ona ihtiyaç ve iştiyak vardır.

Hem meselâ, Sûre-i ﴾ طٰسٓمٓ ﴿ de sekiz defa tekrar edilen şu ﴾ اِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَـز۪يزُ الرَّح۪يــمُ ﴿ âyeti, o sûrede hikâye edilen peygamberlerin necâtlarını ve kavimlerinin azâblarını, kâinâtın netice-i hilkati hesabına ve rubûbiyet-i âmmenin nâmına o binler hakikat kuvvetinde olan âyeti tekrar ederek izzet-i Rabbâniye, o zâlim kavimlerin azâbını ve Rahîmiyet-i İlâhiye dahi enbiyânın necâtlarını iktiza ettiğini ders vermek için binler defa tekrar olsa yine ihtiyaç ve iştiyak var ve îcâzlı ve i'câzlı bir ulvî belâğattır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.