İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 83 / 255
83 Münâfıklar Hakkında

► 11-12 ◄

﴿ وَاِذَا قِيـلَ لَهُـمْ لَا تُفْسِدُوا فِى الْاَرْضِ قَالُوا اِنَّـمَا نَحْنُ مُصْلِحُوـنَـ ❀ أَلَٓا اِنَّـهُـمْ هُـمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُوـنَـ ﴾

Bu âyetin evvelki âyetle vech-i irtibatı:

Vaktâ ki, münâfıkların nifâkından neş'et eden cinayetlerinin birincisini teşkil eden, nefislerine zulmetmekle hukukullâha tecâvüzleri olan cinayet zikredildikten sonra mezkûr cinayetlerinin ikincisini teşkil eden hukuk-u ibâda tecâvüz etmekle aralarına fesâd ilkà etmek cinayetleri dahi mevki-i münâsibde zikredilmiştir.

Sonra ﴾ وَاِذَا قِيـلَ ﴿ cümlesi münâfıkların kıssasına ve hikâyesine dahil olduğu cihetle ﴾ وَمِنَ النَّـاسِ مَنْ يَقُولُ ﴿ ’deki يَقُولُ ’ye bağlıdır, mânâ ve meâlce يُخَادِعُونَ ’ye nâzırdır. Hadd-i zâtında dahi يَكْذِبُونَ ’ye merbûttur. Üslûbun tağyîri ise, yani kaziye-i hamliye yerine kaziye-i şartiyenin îrâdı, يَكْذِبُونَ ile وَاِذَا قِيـلَ arasında birkaç cümlenin mukadder olduğuna bir emâredir. Takdir-i kelâm şöyle olsa gerektir: “Yalan söyledikleri zaman fitneyi îka' ediyorlar. Fitneyi îka' ettikleri zaman ifsad ediyorlar. Nasihat edildikleri vakit kabûl etmiyorlar. Fesâd yapmayın denildiği zaman, ‘Biz ancak ıslaha çalışıyoruz’ diyorlar.”

Bu âyetin ihtiva ettiği mezkûr ve gayr-ı mezkûr cümleler arasındaki vech-i irtibat bir misâlle izâh edilecektir. Şöyle ki:

Bir insan tehlikeli bir yola sülûk ettiği zaman, en evvel “Senin bu yolun seni felâkete götürüyor, bu yoldan vazgeç” diye nasihat edilir. O insan vazgeçmediği takdirde şiddetle zecir ve nehyedilir ve aynı zamanda “Umum halkın nefret ve kahrına uğrarsın” diye tehdid edildiği gibi, “Ebnâ-yı cinsine zulmetmiş olursun” diye şefkat-i cinsiyeye de dâvet edilir.

Eğer o insan, sarhoşlar gibi inatçı ve kafasız ise, kendisine yapılan nasihat ve zecr ve nehiyleri müdafaa etmekle mukàbele eder ve “Benim mesleğim haktır; ne senin hakk-ı i'tirâzın var ve ne de benim senin nasihatlerine ihtiyacım var” diye serkeşliğe başlar.

Eğer o insan iki yüzlü ise, bir cihetten nasihat edenleri kandırır ve ilzama çalışır. Diğer cihetten de “Ben ıslah edici bir insanım” diye mesleğini hak göstermeye devam eder. Ve aynı zamanda “Islah benim hakîki bir

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.