4. Mukadder bulunan neş'enin sıfatına âhiret tâbiri, zihinleri neş'e-i ûlâya çevirip, ondan neş'e-i uhrâya bil'intikal, imkân yolunu göstermek için ihtiyar edilmiştir.
5. Yakìn ile beraber tasdiki birlikte ifâde eden يُؤْمِنُونَ kelimesine bedel يُوقِنُونَ tâbiri; haşir mes'elesi şek ve şübhelere bir mahşer ve bir mecma' olduğu için, tasdikten fazla îkan ve yakìn daha ehemmiyetli olduğuna işârettir. Veya ehl-i kitabın iddia ettikleri îmân, yakìnden hàlî olduğundan, onların îmânı, îmân olmadığına işârettir.
► 05 ◄
﴾ اُو۬لٰٓئِـكَ عَلٰى هُـدًى مِنْ رَبِّهِـمْ ﴿ Bu cümledeki nüktelere işâret eden me'hazler şunlardır:
1. Evvelki cümle ile bu cümlenin nazmı.
2. اُو۬لٰٓئِـكَ ile işâret-i hissiye.
3. اُو۬لٰٓئِـكَ deki uzaklık.
4. عَلٰى daki ulviyet.
5. هُـدًى deki tenkîr.
6. مِنْ
7. رَبِّهِـمْ deki terbiyeden ibaret yedi me'hazdir.
• Birincisi: Bu cümleyi mâkabliyle bağlayan münâsebetlerdir.
Birinci münâsebet: Bu cümle mâkablinden neş'et eden üç suâle cevaptır.
Birincisi: Hidayetten neş'et eden o güzel vasıfları lâbis olarak hidayet tahtı üstünde oturan o şahısları görmek isteyen sâile cevaptır.
İkincisi: “O adamların hidayete istihkak ve ihtisasları nedendir?” diye suâl eden sâmi'e cevaptır. Yani illet ve sebeb, اُو۬لٰٓئِـكَ ile işâret edilen vasıflardır.
S — Sâbıkan mezkûr vasıfların tafsîlen zikirlerini اُو۬لٰٓئِـكَ kelimesindeki icmâlden daha vâzıh bir sûrette sebebi gösteriyor?
C — İcmâl, bazen tafsîlden daha vâzıh olur. Bilhassa matlûb, birkaç şeyden mürekkeb olduğu zaman, sâmi'in gabâveti veya nisyanı dolayısıyla, o mürekkebin eczâsını mezcetmekle sebebi çıkarmak müşkül olur.
