İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 126 / 255
126

► 21-22 ◄

Mukaddime

﴿ يَٓا اَيُّـهَا النَّـاسُ اعْبُـدُوا رَبَّكُـمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُـمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُـمْ لَعَلَّكُـمْ تَتَّـقُوـنَـۙ ❀ اَلَّذ۪ي جَعَـلَ لَكُـمُ الْاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْـزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِـه۪ مِنَ الثَّمَـرَاتِ رِزْقًا لَكُـمْۚ فَلَا تَجْـعَـلُوا لِلّٰهِ اَنْـدَادًا وَاَنْتُـمْ تَعْـلَمُوـنَـ  ﴾

Yani: “Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelkileri yaratan Rabbinize ibâdet ediniz ki, takvâ mertebesine vâsıl olasınız. Ve yine Rabbinize ibâdet ediniz ki, arzı size döşek, semâyı binanıza dam yapmış ve semâdan suları indirmiş ki, sizlere rızık olmak üzere yerden meyve ve sâir gıdâları çıkartsın. Öyle ise, Allah’a misil ve şerîk yapmayınız. Bilirsiniz ki, Allah’tan başka ma'bûd ve hàlıkınız yoktur.”

Mukaddime

Akàidî ve îmânî hükümleri kavî ve sâbit kılmakla meleke hâline getiren, ancak ibâdettir. Evet, Allah’ın emirlerini yapmaktan ve nehiylerinden sakınmaktan ibaret olan ibâdetle, vicdânî ve aklî olan îmânî hükümler terbiye ve takviye edilmezse, eserleri ve te'sirleri zaîf kalır. Bu hâle, Âlem-i İslâmın hâl-i hâzırdaki vaziyeti şâhiddir.

Ve kezâ, ibâdet, dünya ve âhiret saâdetlerine vesile olduğu gibi, maaş ve maâde, yani dünya ve âhiret işlerini tanzime sebebdir ve şahsî ve nev'î kemâlâta vâsıtadır ve Hàlık ile abd arasında pek yüksek bir nisbet ve şerefli bir râbıtadır.

İbâdetin dünya saâdetine vesile olduğunu izâh eden cihetler:

Birisi: İnsan, bütün hayvanlardan mümtâz ve müstesnâ olarak, acîb ve latîf bir mîzâc ile yaratılmıştır. O mîzâc yüzünden, insanda çeşit çeşit meyiller, arzular meydâna gelmiştir. Meselâ, insan, en müntehab şeyleri ister; en güzel şeylere meyleder; zînetli şeyleri arzu eder; insaniyete lâyık bir maîşet ve bir şerefle yaşamak ister.

Şu meyillerin iktizası üzerine, yiyecek, giyecek ve sâir hâcetlerini istediği gibi güzel bir şekilde tedârikinde çok san'atlara ihtiyacı vardır. O san'atlara vukûfu olmadığından, ebnâ-yı cinsiyle teşrîk-i mesâî etmeye mecbur olur ki; herbirisi, semere-i sa'yiyle arkadaşına mübâdele sûretiyle yardımda bulunsun; ve bu sâyede ihtiyaçlarını tesviye edebilsinler.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.