Üçüncüsü: اٰمَـنَّا cümlesinden zımnen istifade edilen نَحْنُ مُؤْمِنُونَ cümlesine nefiy ve tekzîbi ircâ için ﴾ وَمَاهُـمْ بِمُؤْمِنِينَ ﴿ denilmiştir.
Dördüncüsü: Onların adem-i îmânlarının devamına delâlet etmek için cümle-i ismiye ihtiyar edilmiştir.
S — Nefyi ifâde eden مَا cümlenin evvelinde bulunduğu hâlde, cümleden istifade edilen devamı nefyetmeye delâlet etmediğinden hikmet nedir?
C — Nefiy, kesif bir harfin medlûlüdür. Devam ise, cümle-i ismiyenin hey'et-i hafifesinden istifade edilen bir mânâdır. Binâenaleyh, kesif kesife, yani nefiy, îmâna daha karibdir.
S — ﴾ وَمَاهُـمْ بِمُؤْمِنِينَ ﴿ ’deki haber üzerine harf-i cerr olan ب ’nin duhûlü neye işârettir?
C — Onların zâhiren îmânları varsa da, hakikatte îmâna ehil ve lâyık insanlar olup, mü'minîn sınıfından addedilmediklerine delâlet için مَا ’nın haberi üzerine ب dahil olmuştur.
► 09-10 ◄
﴿ يُخَادِعُوـنَـ اللّٰهَ وَالَّذِينَ اٰمَنُوا وَمَا يَخْـدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُـمْ وَمَا يَشْعُرُوـنَـ ❀ فِى قُلُوبِهِـمْ مَرَضٌ فَزَادَهُـمُ اللّٰهُ مَرَضًا وَلَهُـمْ عَـذَابٌ اَلِيـمٌ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ ﴾
Bu âyet, bütün cümleleriyle nifâka hücum ederek, münâfıkları tevbih, takbih, tehdid, ta'yib etmekle, evvelce اٰمَـنَّا dedikleri kavli, ne maksada ve ne illete binâen söylediklerini ve nifâkın en birinci cinayeti olan hud’a ve hilelerini beyân etmektedir.
Evvelen, nifâkın birinci cinayeti olan hud’aya ait يُخَادِعُونَ ’den يَكْذِبُونَ ’ye kadar yedi cümleye terettüb eden müteselsil neticeleri nazara almak lâzımdır.
Birincisi: Allah’ı kandırmak gibi muhâl bir şeyin talebinde bulundukları için tahmik edilmişlerdir.
İkincisi: Menfaat niyetiyle kendilerine zarar dokundurdukları için tesfih edilmiştir.
Üçüncüsü: Menfaati mazarattan tefrik edemedikleri için techil edilmişlerdir.
