Ahlâk-ı àliyeyi tahrib eden, kizbdir. Âlem-i İslâmı zehirlendiren, ancak kizbdir. Âlem-i beşerin ahvâlini fesâda veren, kizbdir. Nev'-i beşeri kemâlâttan geri bırakan, kizbdir. Müseylime-i Kezzâb ile emsâlini âlemde rezîl ve rüsvâ eden, kizbdir.
İşte bu sebeblerden dolayıdır ki, bütün cinayetler içinde tel'ine, tehdide tahsîs edilen, kizbdir.
Bu âyet, insanları, bilhassa Müslümanları dikkate dâvet eder.
Sual: Bir maslahata binâen kizbin câiz olduğu söylenilmektedir. Öyle midir?
Cevab: Evet, kat’î ve zarûrî bir maslahat için bir mesağ-ı şer'î vardır. Fakat hakikate bakılırsa, maslahat dedikleri şey bâtıl bir özürdür. Zîra usûl-i şerîatta takarrür ettiği vecihle, mazbut ve mikdarı muayyen olmayan birşey, hükümlere illet ve medâr olamaz; çünkü, mikdarı bir had altına alınmadığından sû-i istimâle uğrar. Maahazâ, birşeyin zararı menfaatine galebe ederse, o şey mensûh ve gayr-ı mu'teber olur. Maslahat, o şeyi terk etmekte olur.
Evet, âlemde görünen bu kadar inkılâblar ve karışıklıklar, zararın, özür telâkki edilen maslahata galebe etmesine bir şâhiddir.
Fakat kinâye veya ta'riz sûretiyle, yani gayr-ı sarih bir kelimeyle söylenilen yalan, kizbden sayılmaz.
Hülâsa, yol ikidir:
Ya sükût etmektir; çünkü söylenilen her sözün doğru olması lâzımdır. Veya sıdktır; çünkü İslâmiyetin esâsı, sıdktır.
Îmânın hàssası, sıdktır.
Bütün kemâlâta îsâl edici, sıdktır.
Ahlâk-ı àliyenin hayatı, sıdktır.
Terakkiyâtın mihveri sıdktır.
Âlem-i İslâmın nizâmı, sıdktır.
Nev'-i beşeri kâbe-i kemâlâta îsâl eden sıdktır.
Ashâb-ı Kirâmı bütün insanlara tefevvuk ettiren, sıdktır.
Muhammed-i Hâşimî Aleyhissalâtü Vesselâm’ı merâtib-i beşeriyenin en yükseğine çıkaran, sıdktır. —oOo—
