İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 47 / 255
47 Delâil-i Haşr

Evet kelimenin sathında görünen bir tereşşuh, bir yaşlık, kelimenin altında havuzun bulunduğuna delâlet ve îmâ eder. Maahazâ, bu maksadların beyânına ayrı ayrı âyetler tahsîs edilmiştir.

﴾ وَبِالْاٰخِرَةِ هُـمْ يُوقِنُوـنَـ ﴿ Bu âyet, Haşir mes'elesine işârettir. Haşrin isbâtı hakkında feyz-i Kur'ândan fehmettiğim ve başka bir risalede tafsilâtıyla zikrettiğim on bürhânın hülâsasına burada işâret edeceğiz. Şöyle ki:

Kasd ve irâdeden doğan bir nizâm-ı ekmel vardır.

Hilkat ve yaratılışta tam bir hikmet hükümfermâdır.

Âlemde abes yok; fıtratta isrâf yok.

Bu şâhidleri tezkiye eden, istikrâ'-i tâmmdır ki; her fen, mevzûu bulunduğu nev'in nizâmına bir şâhid-i âdildir.

Ve kezâ, yevm ve sene vesâire gibi her nev'ide, nev'î bir kıyâmet-i mükerrere vardır.

Ve kezâ, beşerdeki isti'dâd, kıyâmete bir remizdir.

Ve kezâ, beşerin gayr-ı mütenâhî meyil ve emelleri, kıyâmeti ister.

Ve kezâ, Sâni'-i Hakîmin rahmet hazinesinin mahall-i sarfı, ancak kıyâmet ve haşirdir.

Ve kezâ, sıdk ve emânetle mâruf Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, sarâhaten ilân ediyor.

Ve kezâ, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân ﴾ وَقَـدْ خَـلَقَكُــمْ اَطْوَارًا ﴿

﴾ وَمَا رَبُّـكَ بِظَـلَّامٍ لِلْعَبِيـدِ ﴿ âyetleriyle ve bu âyetlerin emsâliyle haşrin vukû'unu kat'iyyetle isbât ediyor. İşte, tam on’a bâliğ olan şâhidler, saâdet-i ebediyenin anahtarı olup, o Cennetin kapılarını açarlar.

• Birinci Bürhân: Evet, kâinât saâdet-i ebediyeyi intac etmese; akılları hayrette bırakan kâinâtta görünen en bâriz, en mükemmel şu nizâm, aldatıcı zaîf bir sûretten ibaret kalır. Ve bütün maneviyat ve alâkalar, râbıtalar ve nisbetler hep hebâ olur. Öyle ise, o nizâmın nizâm olması, ancak ve ancak saâdet-i ebediyeyi intac etmekle olur. Yani, o nizâmdaki maneviyat ve nükteler, ancak âlem-i âhirette sünbüllenecektir. Yoksa bütün maneviyat söner, râbıtalar kesilir, nisbetler darmadağınık olur, nizâm da berhava olur. Hâlbuki o nizâmda bulunan kuvvet, bütün kuvvetiyle o nizâmın berhava edilmeyeceğini ilân ediyor.

• İkinci Bürhân: Herbir nev'ide, herbir ferdde hikmetlere, maslahatlara riâyet eden ve inâyet-i Ezeliyenin timsâli olan hikmet-i tâmme, saâdet-i ebediyenin gelmesini tebşîr ediyor. Çünkü; aksi hâlde, bedâhetle ikrar

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.