İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 39 / 255
39 İman-ı Bilgayb

Ve bu sâyede, bütün kâinât ile bir ünsiyet, bir emniyet peydâ olur ve herşeyle kesb-i muârefe eder. Ve insanın kalbinde öyle bir kuvve-i maneviye husûle gelir ki, insan, o kuvvet ile her musîbete, her hâdiseye karşı mukâvemet edebilir. Ve öyle bir vüs'at ve genişlik verir ki, insan o vüs'atle geçmiş ve gelecek zamanları yutabilir.

Ve kezâ îmân, Şems-i Ezelîden ihsân edilmiş bir nur olduğu gibi; saâdet-i ebediyeden de bir parıltıdır. Ve o parıltı ile, vicdânında bulunan bütün emel ve isti'datlarının tohumları bir Şecere-i Tûbâ gibi neşv ü nemâya başlar, ebed memleketine doğru hareket eder, gider.

﴾ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ ﴿ Bu cümlenin evvelki cümle ile bağlılığı ve münâsebeti gün gibi âşikârdır. Lâkin bedenî ibâdet ve tâatlerden namazın tahsîsi, namazın bütün hasenâta fihrist ve örnek olduğuna işârettir. Evet, nasıl ki Fâtiha Kur'âna, insan kâinâta fihristedir; namaz da hasenâta fihristedir. Çünkü namaz; savm, hac, zekât ve sâir hakikatleri hâvî olduğu gibi, idrakli ve idraksiz mahlûkatın ihtiyarî ve fıtrî ibâdetlerinin nümûnelerine de şâmildir. Meselâ secdede, rükûda, kıyâmda olan melâikenin ibâdetlerini; hem taş, ağaç ve hayvanların o ibâdetlere benzeyen durumlarını andıran bir ibâdettir.

S — يُق۪يمُونَ nin fiil sîgasıyla zikrinde ne hikmet vardır?

C — Rûha hayat veren namazın o geniş hareketini ve Âlem-i İslâma yayılmış olan o intibâh-ı rûhâniyi muhâtaba ihtar edip göstermektir. Ve o güzel vaziyeti ve o muntazam hâleti hayâle götürüp tasvir etmekle sâmi'lerin namaza meylini îkaz edip artırmaktır.

Evet, dağınık bir vaziyette bulunan efrâdı büyük bir sevinçle ictimâ'a sevkettiren ma'lûm âletin sesi gibi, âlem sahrâsında dağılmış insanları cemâate dâvet eden ezân-ı Muhammedînin (A.S.M.) o tatlı sesiyle, ibâdete ve cemâate bir meyil, bir şevk husûle gelir.

S — يُصَلُّونَ kelimesine bedel itnâblı ﴾ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ ﴿ nin zikrinde ne hikmet vardır?

C — Namazda lâzım olan ta'dil-i erkân, müdâvemet, muhâfaza gibi ikamenin mânâlarını mürâat etmeye işârettir.

Arkadaş! Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvî bir münâsebet ve nezîh bir hizmettir ki, her rûhu celb ve cezbetmek namazın şe'nindendir. Namazın erkânı, “Fütûhât-ı Mekkiye”nin şerhettiği gibi, öyle esrârı hâvîdir ki, her vicdânın muhabbetini celbetmek, namazın şe'nindendir. Namaz, Hàlık-ı Zülcelâl tarafından her yirmidört saat

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.