İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 186 / 255
186

﴾ مِنْ تَحْتِـهَا ﴿ Hadravât (yeşillik) ve nebâtât içinde cereyan eden suların en iyisi; nebeân sûretiyle bahçenin içinden çıkmakla yüksek köşklerin altından kendine mahsûs terennümatıyla geçen, eşcâr ve nebâtâta dağılan sulardır. ﴾ مِنْ تَحْتِـهَا ﴿ kelimesi, bu kısım sulara işârettir.

اَلْاَنْـهَارُ Suların çokluğu, bahçelere daha ziyâde menfaat, revnâk ve güzellik verir.

Kezâlik, küçük küçük arklardan tecemmu' eden nehirler, daha güzel manzaraları teşkil eder. Bilhassa suları berrak, zülâl, tatlı, soğuk olursa; fevkalâde bir kıymet, bir lezzet veriyor. İşte اَلْاَنْـهَارُ kelimesi, cem’iyle, ta'rifiyle, maddesiyle bu çeşit sulara işâret eder.

﴿ كُلَّـمَا رُزِقُوا مِنْـهَا مِنْ ثَمَـرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰـذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْـلُ ﴾

Bu büyük cümle, çok küçük küçük cümleleri tazammun etmiştir. Evet bu cümle, mâkabliyle bağlı değildir; müste'nifedir; vazifesi mukadder bir suâli cevablandırmaktır. Mukadder suâl ise, sekiz suâlin memzûc ve mâcunudur. Şöyle ki:

Vaktâ ki îmân edenler ve amel-i sâlih işleyenler, Cennet gibi yüksek bir meskenle tebşîr edildiler, birdenbire sâmi'in zihnine geldi:

“Acaba o meskende rızık olacak bir şey var mıdır?

Varsa, o rızık nereden hâsıl olur ve nereden gelir?

O rızıklar o Cennetten hâsıl olduğu takdirde, nesinden neş'et ediyor?

Semerâtından meydâna gelirlerse, dünya semerâtına benzerler mi?

Benzediği takdirde, birbirine de benzerler mi?

Birbirine müşâbih olurlarsa, tatları bir midir, yoksa ayrı ayrı mıdır?

Tatları muhtelif olduğu takdirde, koparıldıkları zaman yerleri boş mu kalır, yoksa derhâl dolar mı?

Tebeddül ettikleri takdirde, devamlı mıdırlar? Devamlı iseler, onları yiyenler sevinirler mi? Sevindikleri zaman ne derler?..”

Arkadaş! Bu suâlleri avucuna koy. Ben de bu cümleleri açar, içlerine bakarım. Sen de dikkat et, bakalım mutâbık olacak mıdır?

كُــلَّمَا kelimesi, devam ve tahkîke delâlet eder.

رُزِقُوا sîga-i mâzisiyle, vukû'unun tahakkukuna delâlet ettiği gibi, maddesiyle de dünyadaki rızıklarını ihtar eder. Ve bina-i mechûl sîgasıyla zikri,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.