İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 121 / 255
121 Münâfıklar Hakkında

olmamışlardır. Kaptırmak mânâsını ifâde eden يَخْطَفُ kelimesinde pek güzel ve latîf bir belâğat vardır. Şöyle ki:

Eşyanın sûretlerini alıp getirmek için gözün gönderdiği ziyâ, esnâ-yı rahta eşyaya yetişmezden evvel, birden bire şimşek çakar; o şimşek kapıcı bir kuş gibi gözdeki o ziyâyı alır, götürür. Veya gözün şuâı, eşyanın şekillerini alıp getirirken, gecenin gözü hükmünde olan şimşek kemâl-i sür'atle hücum ederek gözün elinden o şekilleri alır, götürür. Sanki, zulmeti kaldırmakla eşyayı gösteren şimşek, o bedbahtların eşyayı görmelerine râzı olmadığından, onların gözlerinin şuâından o şekilleri alıp götürüyor.

عُيُونٌ kelimesine tercihen zikredilen اَبْصَارَهُـمْ ünvânı, Kur'ân’ın beyân ettiği kat’î bürhanlara karşı körlük gösteren münâfıkların basîret ve kalblerindeki kötü niyetlerini ve amellerini yâd ettirmekle teşhîr etmek içindir. Zîra, göz kalbin âyinesidir. Kalbin muzmeratı gözde görünür.

﴾ كُلَّـمَٓا اَضَٓاءَ لَهُـمْ مَشَوْا فِيـهِ وَاِذَٓا اَظْلَـمَ عَلَيْـهِمْ قَامُوا ﴿ Bu âyeti teşkil eden kelimelerin işâretleri:

Evvelâ, bu cümle yine müste'nife olup, mâkabliyle alâkadar değildir. Ancak, sâmi'in hâtırına gelen şu suali cevablandırıyor.

Sual: Onların musîbeti tebeddül ve taaddüd ettikçe, acaba her iki hâlette hâlleri nasıl oluyor?

Elcevab: “Şimşeğin ziyâsıyla yolları göründüğü zaman yürürler, zulmet çöktüğü zaman dururlar” diye Kur'ân-ı Kerîm şu cümle ile sâmi'in o şübhesini izâle etmiştir.

Sual: كُلَّـمَا istiğrak ve istimrarı, yani umumiyet ve devamı ifâde eden bir edattır. اِذَا ise ne umumiyeti ve ne devamı ifâde etmez. Bu itibarla şimşeğin ziyâlandırmasında كُلَّـمَا ’nın, zulmetin çöktüğünde اِذَا ’nın kullanılması neye binâendir?

Elcevab: Onların ziyâya fazlaca hırs ve ihtiyaçları olduğu için en az bir ziyâyı bile fırsat bilip kaçırmak istemediklerine işâreten ziyâ üzerinde كُلَّـمَا istimâl edilmiştir.

Sebebiyet ve menfaate delâlet eden اَضَٓاءَ لَهُـمْ deki ل harfinden anlaşılır ki, bayılmak üzere olan bir musîbet-zede nefsine ait şeylerden mâadâ

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.