İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 232 / 238
232

ısınmış, onu tertemiz bir samîmiyetle sevmiş ve derhâl ulvî gayesini benimsemiştir.

Meselâ ahlâk ve fazilete, hikmet ve ibrete ait olan birçok sohbet ve telkinlerini, doğrudan doğruya nefsine tevcîh eder! Keskin ve ateşîn hitâbelerinin ilk ve yegâne muhâtabı öz nefsidir. Oradan – merkezden muhîte yayılırcasına – bütün nur ve sürûra, saâdet ve huzura müştâk olan gönüllere yayılır.

Üstad, hususî hayatında gayet halîm-selîm ve son derece mütevâzidir. Bir ferdi değil, hiçbir zerreyi incitmemek için a'zamî fedâkârlıklar gösterir. Sayısız zahmet ve meşakkatlere, ızdırâb ve mahrumiyetlere katlanır; fakat îmânına, Kur'ânına dokunulmamak şartıyla!..

Artık o zaman bakmışsınız ki; o sâkin deniz, dalgaları semâlara yükselen bir tûfân, sâhillere heybet ve dehşet saçan bir ummân kesilmiştir. Çünkü O, Kur'ân-ı Kerîm’in sâdık hizmetkârı ve îmân hududlarını bekleyen kahraman ve fedâi bir neferidir. Kendisi bu hakikati vecîz bir cümle ile şu şekilde ifâde eder: “Bir nefer nöbette iken, başkumandan da gelse, silâhını bırakmayacak. Ben de, Kur'ânın bir hizmetkârı ve bir neferiyim. Vazife başında iken karşıma kim çıkarsa çıksın, ‘hak budur’ derim, başımı eğmem!..”

Vazife başında ve cihad meydânında iken şu mısralar, lisân-ı hâlidir:

Şahlanan bir ata benzer, kırarım kanlı gemi,

Sinsî düşmanlara, hâşâ, satamam benliğimi...

Benliğimden uzak olmaktır esâret bence,

Böyle bir zillete düşmek ne hazîn işkence...

Ebedî vuslatın aşkıyla geçer her ânım,

Dest-i Kudretle yapılmış kaledir îmânım,

Bu mukaddes emelimden ne kadar dilşâdım,

Görmek ister beni Cennette şehîd ecdâdım..

Rûhum oldukça müebbed, ebedîdir ömrüm,

En büyük vuslata, Allah’a çıkan yoldur ölüm...

∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.