İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 134 / 238
134

mektûbat-ı samedâniye’yi yazmasına bir nur hokkası hükmüne getirmek ve yüksek minâre ve kulelerdeki büyük saatlerin parlayan akrebleri misillû, kubbe-i semâda Kameri, zamanın saat-ı kübrâsına bir akrep yapmak; mütefâvit çok hilâller sûretinde her geceye güyâ ayrı bir hilâl bırakıp, sonra dönüp kendine toplamak, menzillerinde kemâl-i mîzanla, dakîk hesabla hareket ettirmek ve kubbe-i semâda parlayan, tebessüm eden yıldızlarla, göğün güzel yüzünü yaldızlamak, elbette nihâyetsiz bir Saltanat-ı Rubûbiyetin şeâiridir. Zîşuûra, O’nu iş'âr eden muhteşem bir Ulûhiyetin işârâtıdır. Ehl-i fikri, îmâna ve tevhide dâvet eder.

Bak kitab-ı kâinâtın safha-i rengînine

Hâme-i zerrîn-i kudret, gör ne tasvir eylemiş!

Kalmamış bir nokta muzlim, çeşm-i dil erbâbına

Sanki âyâtın Hudâ, nur ile tahrir eylemiş!

Bak, ne mu'ciz-i hikmet, iz'ân-rubâ-yı kâinât,

Bak, ne àlî bir temâşâdır fezâ-yı kâinât;

Dinle de yıldızları, şu hutbe-i şîrînine,

Nâme-i nurunu Hikmet, bak ne takrîr eylemiş!

Hep beraber nutka gelmiş, Hak lisânıyla derler:

Bir Kadîr-i Zülcelâl’in haşmet-i sultanına,

Birer bürhân-ı nur-efşânız vücûb-u Sâni'a, hem vahdete, hem kudrete şâhidleriz biz.

Şu zeminin yüzünü yaldızlayan nâzenîn mu'cizâtı çün melek seyranına,

Bu semânın arza bakan, Cennete dikkat eden, binler müdakkik gözleriz biz.

Tûbâ-yı hilkatten semâvât şıkkına, hep kehkeşân ağsânına

Bir Cemîl-i Zülcelâl’in dest-i hikmetiyle takılmış, binler güzel meyveleriz biz.

Şu semâvât ehline birer mescid-i seyyâr, birer hâne-i devvâr, birer ulvî âşiyâne,

Birer misbâh-ı nevvâr, birer gemi-i cebbâr, birer tayyareyiz biz.

Bir Kadîr-i Zülkemâl’in, bir Hakîm-i Zülcelâl’in,

Birer mu'cize-i kudret, birer hàrika-i san'at-ı Hàlıkane,

Birer nâdire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat, birer nur âlemiyiz biz.

Böyle yüzbin dil ile, yüzbin bürhân gösteririz, işittiririz insan olan insana.

Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü, hem işitmez sözümüzü.

Hak söyleyen âyetleriz biz.

Sikkemiz bir, tuğrâmız bir, Rabbimize musahharız, müsebbihiz, zikrederiz abîdâne,

Kehkeşânın halka-i kübrâsına mensûb birer meczûblarız biz.

∗ ∗ ∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.