İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 60 / 255
60

C — Gizli olan umûra, Şerîat, emârelere göre hükmeder. Hattâ illet olmayan esbâb-ı zâhirîyi, illet yerine kabûl eder. Binâenaleyh itmâm-ı rükûa mâni olan bir kısım zünnârların bağlanması ve secdenin ikmaline mâni olan bazı şapkaların giyilmesi, ubûdiyetten istiğnâ ve küfre teşebbüh etmeye emârelerdir. Gizli olan o sıfat-ı küfriyenin yok olduğuna kat'iyyetle hükmedilemediğinden, bu gibi emârelere göre hükmedilir.

S — İnzar yapılmadıkça teklif nasıl yapılır?

C — İnzar yapılmadığı takdirde teklif de yapılmazsa, adem-i tecziyelerine bir hüccet olur. Zîra, “Biz ne yapalım. Ne tebliğât yapıldı ve ne tekâliften haberimiz var.” diye mücâzâttan kurtuluşlarına bir medâr olur.

S — Cenâb-ı Hakk’ın onların küfür ve temerrüdlerinden yaptığı ihbar, onların îmâna gelmelerini imtina' derecesine çıkarıyor. Mümteni' ve muhâl bir şey teklif edilir mi?

C — Cenâb-ı Hakk’ın ihbarı, ilmi ve irâdesi, sebebden kat'ı nazarla, yalnız küfürlerine taalluk etmez. Ancak ihtiyarlarıyla küfürlerine birlikte taalluk eder. Bu ise ihtiyarlarını nefyetmez ki, teklif-i bilmuhal olsun. Bu bahsin tafsilâtı gelecektir.

S — Îmân etmeyeceklerini ifâde eden ﴾ لَايُؤْمِنُونَ ﴿ ve emsâli âyetlere, onları îmân etmeye dâvet etmekten, adem-i îmâna îmân çıkıyor. Bu ise, muhâl-i aklîdir?

C — Onlara teklif edilen îmân, icmâlîdir; tafsîlî değildir. “Herbir âyete, herbir hükme ayrı ayrı, birer birer îmân ediniz!” diye teklif yapılmıyor ki bu mahzur lâzım gelsin.

Sonra, küfürlerini sîga-i mâzi ile zikretmek, Hakkın izhâr ve isbâtından evvel onların, küfrü kucaklayıp kabûl etmelerine işârettir. Bunun içindir ki, onlara karşı inzarın adem-i inzar gibi fâidesiz kaldığına, سَـوَٓاءٌ kelimesiyle işâret yapılmıştır.

Sonra, fevkâniyeti ifâde eden عَلَيْـهِمْ deki عَلٰى onların yüzleri yere yapışmış gibi, başlarını kaldırıp âmirlerinin sözünü dinleyemediklerine işârettir.

Ve kezâ mânâya bir zarar ve bir halel îrâs etmeyen ve terkine tercih edilen عَلَيْـهِمْ in zikri, Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a nazaran, inzarın, adem-i inzar gibi olmadığına işârettir. Zîra inzarda ecr ü sevâb vardır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.