İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 252 / 255
252

ve bir manevî bekçi gibi Risale-i Nur dâima karşılarına çıktığından, Risale-i Nur’un her vecihle neşrine sed çekmeyi gaye edinmişlerdir.

Risale-i Nur, tahkîkî îmân dersleri verir. Şâkirdlerini her türlü fenâlıktan alıkoyar. Kalblere doğruluk aşılar. Onu hakkıyla anlayan artık fenâlık yapamaz. Onun içindir ki, bugün memleketin her tarafındaki Risale-i Nur talebeleri, âsâyişin manevî muhâfızı hükmündedirler. Şimdiye kadar hiçbir hakîki Nur talebesinde âsâyişe münâfî bir hareket görülmemiş, âdeta Nur talebeleri zâbıtanın manevî yardımcısı olmuşlardır. Risale-i Nur talebelerinin rızâ-i İlâhîden başka, a'mâl-i uhreviyeye müteveccih olmaktan gayrı düşünceleri yoktur. Şu hâlde, Risale-i Nura garazkâr tertibler hazırlayanlar, perde arkasındaki ma'lûm din düşmanlarından başka kimse değildir.

Yukarıdaki ma'ruzâtımızda birçok mahkemelerin berâet kararlarının mevcûdiyetini arzetmiştim. Elde edebildiğim tarih ve numaralarını beyân ederek, o âdil ve yüksek mahkemelere milyonlar Nur Şâkirdleri nâmına minnetdârlığımızı bildirmek isterim. Umum Risalelerin berâet ve iâdesi hakkında Denizli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15/Haziran/1944 tarihli berâet kararıyla, İstanbul Eminönü Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1953 tarih ve 1951/137 esâs ve 1952/27 kararıyla ki; geçen celsede Sebilürreşâd Gazetesi’nin takdim ettiğim nüshasında bildirilen berâet kararıdır. Ayrıca mahkeme-i àlînize sûret-i mahsûsada arz ve takdim ettiğim Asâ-yı Mûsa dâhil umum Risale-i Nur Külliyatının Mersin Ağır Ceza Mahkemesinin 1954/17 esâs 1954/421 karar ve 9/4/954 tarihli berâet kararının mevcûdiyetleri; mahkemelerin te'mininde olarak hiçbir elin Risale-i Nura ilişmemesini tazammun ettiği hâlde, mestûr düşmanların hâinâne fa'âliyetleriyle bu sefer de tahsîsen Asâ-yı Mûsa kasdedilerek âdil ve yüksek mahkemeye gelmiş bulunuyoruz.

Risale-i Nur, Îmân-ı Billâh ile Tevhid’i; en yüksek derecede, aynelyakìn ve hakkalyakìn bir sûrette göze gösterip bütün letâifi a'zamî derecede doyurmasıyla îmânı taklidden kurtarıp, derece-i tahkîke yükseltir. Asâyı Mûsa’da ise, bu ulvî ve kudsî îmân dersi, en parlak bir sûrette, hem görülmemiş ihtişam ile isbât edildiğinden, yüzotuz cilde yaklaşan Risale-i Nur tefsirinin âdeta hülâsası hükmündedir.

Bütün semâvî kitapların ve bütün peygamberlerin en büyük da'vâsı, Hàlık-ı Kâinâtın ulûhiyet ve vahdâniyetini ilândır. Kur'ân, baştanbaşa Tevhid’i gösterir. İşte Asâ-yı Mûsa da; Müslümanlara ve umum beşeriyete Cenâb-ı Hakk’ın birliğini ve delâil-i vahdâniyetini güneş gibi göstermesinden, en büyük bir mütefekkir ile bir dinsizi ve bir feylesofu hakàik-ı îmâniyeyi tasdike mecbur ettiği gibi, en âmî bir adamın da en yüksek

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.