İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 167 / 255
167 İ'câz-ı Kur'ân

Kur'âna imtisal etmeyen kâfirlere hazırlanmıştır. Hem bu ateş, tûfân vesâir musîbetler gibi iyi-kötü bütün insanlara şâmil musîbetlerden değildir. Ancak bu musîbeti celbeden, küfürdür. Bu belâdan kurtuluş çaresi, ancak Kur'ân-ı Kerîm’e imtisaldir.

Mâzi sîgasıyla zikredilen اُعِـدَّتْ kelimesi, Cehennemin el'ân mahlûk ve mevcûd olup, Ehl-i İ'tizâl’in bilâhare vücûda geleceğine zehâbları gibi olmadığına işârettir.

Ey arkadaş! Ateş unsuru, kâinâtın bütün kısımlarını istilâ etmiş pek büyük bir unsurdur. Bir damar gibi kâinâtın yaratılışından başlayarak her tarafa dal-budak salıp gelen şu şecere-i nâriyeye nazar-ı hikmetle dikkat edilirse, bu şecerenin başında, yani sonunda büyük bir meyvenin bulunduğu anlaşılır.

Evet, toprağın içinde büyük ve uzun bir damarı gören adam, o damarın başında kavun gibi bir meyvenin bulunduğunu zannetmesi gibi, âlemin her tarafında damarları bulunan şu şecere-i nâriyenin de Cehennem gibi bir meyvesinin bulunduğuna bilhads yani sür'at-i intikal ile hükmedebilir.

S — Cehennem şimdi mevcûd olduğu takdirde, yeri nerededir?

C — Biz Ehl-i Sünnet Ve'l-cemâat, el'ân Cehennemin vücûduna i'tikàd ediyoruz, amma yerini ta'yin edemiyoruz.

S — Bazı hadîslerin zâhirine göre, Cehennem tahte'l-arzdır; yani yerin altındadır.

Ve kezâ, bir hadîse nazaran, Cehennem ateşinin dünya ateşinden iki yüz derece fazla harâreti vardır. Bu noktaların izâhı?..

C — Kürenin tahtı, merkezinden ibarettir. Buna binâen, arzın tahtı, merkezidir. Nazariyât-ı hikemiyece sâbit olduğu vechile, arzın merkezinde, harâreti iki yüz bin dereceye bâliğ bir ateş vardır. Çünkü; her otuzüç zirâ' derinliğinde, tahminen bir derece harâret artar. Buna binâen, merkeze kadar iki yüz bin dereceli bir harâret meydâna gelir. İşte bu nazariyeye, mezkûr hadîsin meâli mutâbık gelir. Buna binâen, küre-i arzın merkezinde bulunan ikiyüz bin derece harâretli bir ateş, Cehenneme bir çekirdek hükmünde olup, kıyâmette, kabuğu hükmünde bulunan tabaka-i türâbiyeyi çatlatıp, bütün dehşetiyle çıkar, tevessü' etmeye başlar ve tam techizâtıyla Cehennem meydâna gelir, denilebilir.

Ve kezâ, bir hadîse nazaran, “Zemherir” nâmında, bürûdet ile yakan bir ateş vardır. Bu hadîs de, o nazariyeye mutâbıktır. Zîra, merkez-i arzdan sathına kadar derece derece artan veya tenâkus eden ateş, Zemherir de dâhil olmak üzere, ateşin bütün mertebelerine şâmildir. Hikmet-i tabîiyede takarrür ettiği gibi, ateş, bazen öyle bir dereceye gelir ki, yakınında bulunan

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.