Üçüncü Nev': Hissî hàrikalardır ki; muâraza zamanlarında kendisinden taleb edilen mu'cizelerdir. Taşın konuşması, ağacın yürümesi, ayın iki parçaya bölünmesi, parmaklarından su akması gibi... Tefsir-i Keşşâf’ın müellifi Zemahşerî’nin dediğine göre, o Hazretin bu nev'i hàrikaları bine bâliğ olmuştur. Ve bir kısmı da mütevâtir-i bilma'nâdır. Hattâ Kur'ânı inkâr edenlerden bir kısmı, inşikak-ı kamer mânâsında tasarruf etmemişlerdir.
S — İnşikak-ı Kamer bütün insanlarca kesb-i şöhret etmesi lâzım bir mu'cize iken âlemce o kadar şöhret bulmamıştır. Esbâbı nedir?
C — Matla'ların ihtilâfı ve havanın bulutlu olmasının ihtimali ve o zamanda rasathânelerin bulunmaması ve vaktin uyku gibi gaflet zamanı olması ve inşikakın ânî olması gibi esbâbdan dolayı, herkesçe o vak'anın görünmesi ve ma'lûm olması lâzım gelmez. Maahazâ, Hicaz matla'ıyla matla'ları bir olan yerlerde, o gece yollarda bulunan kervan ve kafilelerden naklen, inşikakın vukû'a geldiği hakkında çok rivâyetler vardır.
Üçüncü nev'i mu'cizelerin reisi ve en büyüğü, Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’dır ki, yedi vecihle mu'cize olduğuna mezkûr âyetle işâret edilmiştir.
Arkadaş! Şu mes'eleleri az çok fehmettin. Şimdi, bu âyetin mâkabliyle olan cihet-i irtibatına bakalım.
Evet, İbn-i Abbâs’ın (R.A.) ﴾ يَٓا اَيُّـهَا النَّـاسُ اعْبُـدُوا ﴿ âyetindeki “ibâdet”i, tevhidle tefsir ettiğine nazaran, evvelki âyet isbât-ı tevhid
| | |
| :---: | :---: |
| Diyarbakır’da Van Vâlisi Cevdet Beyin evinde 19 Şubat 1331 tarihinde Cuma gecesi bu tefsirin ilk Arabî nüshasını tebyiz ederken, şu şekl-i garîb, tevâfukan vâki olmuştur. Ve o gece vukû'a gelen Bitlis’in sukùtuyla müellif Bediüzzaman’ın esâretine rastgelir. Sanki şu şekl-i garîbin, şu mu'cizeler ve hàrikalar bahsinde o gece husûle gelmesi, müellifin Ruslara esir düştüğüne ve beraberinde bulunan bazı talebelerinin şehîd olarak kanlarının dökülmesine hàrika bir işârettir. (∗) [^5] Said’in küçük kardeşi, yirmi senelik talebesiAbdülmecîd
Ve kezâ bu nakış, başı kesilmiş bir yılanın, kuyruğunu müellif Bediüzzaman’a sarmış olduğuna ve müellifin yaralı olarak otuz saat ölüme muntazıran su arkının içinde kaldığı yere benziyor ve o vaziyeti andırıyor. Eski Said’in ehemmiyetli talebesi Hamza|
..................................................................................... |
[^5]: (∗) Bu şekil, ilk asıl nüshadan aynen alınmıştır. (M. Sungur, 1993)
